MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/276- 2023/278
SAYISI : 2023 / İHK-20202
SAYISI : 2022 / 325683
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortalı aracın, davacının sürücüsü olduğu araçla karıştığı trafik kazasında davacının bedensel zarara uğradığını açıklamış, bedel artırım dilekçesiyle birlikte 400.999,99 TL sürekli iş göremezlik, 4.177,92 TL geçici iş göremezlik ve 1.392,64 TL bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 300.749,99 TL sürekli iş göremezlik, 3.133,44 TL geçici iş göremezlik ve 1.044,48 TL bakıcı gideri tazminatının 29.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin itirazının reddine, davalı vekilinin itirazının vekalet ücreti yönünden kabulüne, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kazada davacının kusuru bulunmadığını, davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/434 E sayılı değer kaybı yönünden açılan dava dosyasında da davalının tam kusurlu olduğunun kabul edildiğini, aksi halde çelişkinin giderilmesi gerektiğini, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kaza ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunmadığını, başvurunun usule uygun yapılmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur oranını kabul etmediklerini, hesap raporunun ve hesaplama tekniğinin hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında olabileceğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıda oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.
1. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun "Sigortacılıkta tahkim" kenar başlıklı 30/14 maddesi “Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz.” şeklinde olup bu düzenleme gereğince sigorta tahkim yoluna başvurmadan önce aynı uyuşmazlık açısından genel mahkemelerde dava açılmamış olması gerekir. Bu şartın gerçekleşip gerçekleşmediği de ön inceleme aşamasında raportör tarafından incelenir. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesi uyarınca raportör, dosya üzerinde yapacağı ön incelemede uyuşmazlığın mahkemeye intikal edip etmediğini araştırır.
Somut olayda; sürücü konumunda olan davacının aynı olay nedeni ile karşı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı davalı ...Ş. ile dava dışı ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı aleyhine aracında oluşan hasar bedeli ve değer kaybı yönünden İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/434 E. sayılı dosyası ile dava açtığı, 30.12.2021 tarihli 2021/1222 K. sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda aynı olayla ilgili İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde maddi tazminat davası açıldığı dikkate alındığında mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak komisyona başvuru yapılamayacağı gözetilerek, 5684 sayılı Kanun'un 30/14 maddesi gereğince el çekme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ve davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.