MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/650 Değişik İş-2023/648 Karar
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : KIT/2025-724
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2023/262277
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.11.2016 tarihinde davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı araç sürücüsünün motosiklet sürücüsü müvekkiline çarpması neticesinde davacının malul kaldığını, 18.11.2016 tarihinde davalı tarafından 60.676,00 TL ödeme yapılmış ise de alınan rapor ile davacının maluliyetinin %7 olduğu ve maluliyetinin arttığının belirlendiği, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada 107.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya söz konusu kaza nedeni ile 64.004,56 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 6.277,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ödemesi yapıldığını, sorumluluklarını yerine getirdiklerini, kusur oranı kadar sorumlu olacaklarını bu nedenle kusur raporu alınması gerektiğini, olay nedeni ile elde edilen kazanımların belirlenerek buna göre tazminat hesabı yapılmasını talep ettiklerini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte ancak dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceklerini, kaza esnasında davacının emniyet kemeri takıp takmadığının belirsiz olduğu ancak yaralanma bölgeleri dikkate alındığında takmadığının anlaşıldığını ve indirim yapılması gerektiğini geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde (AAÜT) belirtilen rakamın 1/5'i oranında verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 03.11.2016 tarihli kaza nedeni ile davacının sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinde bulunduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarıca dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna başvuru yapılması gerektiği, ilgili yasanın 99. maddesinde ise başvuru esnasında ibraz edilmesi gereken belgelerin neler olduğunun düzenlediği, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun'un 30 maddesinde ise ilgili sigorta kuruluşunun 15 gün içinde başvuruya cevap vermemesi halinde Komisyona başvuru yapılabileceğinin açıkladığı, yapılan incelemede tahkim başvurusundan önce davalıya zararın tespitine ilişkin yeterli belgeler ile başvuru yapılmadığının anlaşıldığı, zira dosyaya ibraz edilen maluliyet raporunda başvuranın önceki maluliyet raporuna atıf yapılmadığı, ilk raporun düzenlendiği tarihten sonra düzenlenmiş tedavi evrakından bahsedilmediği, maluliyetinde neden artış meydana geldiğine dair açıklama yapılmadığı, sağlık raporunun maluliyet iddiası ve zararın tespit için yeterli ve elverişli olmadığı sonucuna varıldığı, tahkim başvurusundan önce sigorta kuruluşuna zararın tespitine elverişli ve yeterli belgeler ile usulüne uygun şekilde müracaat edilmesinin tamamlanabilir dava şartı olmadığı gerekçesi ile başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 04.10.2023 tarih ve İHK-2023/43669 sayısı belirtilen kararı ile davanın sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderine ilişkin olduğu, davacının kanunun emredici hükmü gereği genel şartlarda ibraz edilmesi gereken belgeleri başvuru esnasında sigorta şirketine ibraz etmesi gerektiği, zarar miktarında artış olması halinde ek ve artan zararın talep edilebileceği, davacının artan ve gelişen maluliyet olgusuna dayandığı, gelişen durumun tıbbi uzmanlık gerektirdiği, bunun tespitinin yapılabilmesi için önceki maluliyet raporu ve sonrasında tedavi evraklarının değerlendirilerek başvuranda sürekli maluliyet artışı ya da gelişmesi olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, dosyaya ibraz edilen maluliyet raporunda başvuranın önceki maluliyet raporuna atıf yapılmadığı, ilk raporun düzenlendiği tarihten sonra düzenlenmiş tedavi evrakından bahsedilmediği, maluliyetinde neden artış meydana geldiğine dair açıklama yapılmadığı, zararın tespitine yeterli ve elverişli olmadığını, bu durumda başvurana rapor ibrazı için süre verilip verilmeyeceği hususunun irdelenmesi gerekiği, 2918 sayılı Yasa'nın 97 nci maddesinde ihdas edilen dava şartının şekli olmayıp dava ikame edilebilmesinin doğrudan ön şartı olduğundan yargılama esnasında ikmalinin söz konusu olmadığı, amacın dava açılmadan önce uyuşmazlığının halli olduğu, bu nedenle somut olayda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 115/2 nci maddesi çerçevesinde noksanlığın ikmalinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davacının itirazının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1-İtiraz Hakem Heyeti Kararına süresi içinde davacı tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur
2. Dairenin 08.05.20 24... /3811, Esas, 2024/4402 Karar sayılı ilamı ile "Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Davacıya %5 iş göremezlik oranı üzerinden tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca alınacak yeni bir raporda, artan maluliyet ile gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerekir. Gelişen durumun varlığı hâlinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür.
Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği hâlde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir.
Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık “gelişen durum” ve dolayısıyla gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olmaktadır. Böyle hâllerde zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş sayılamaz. Gelişen durumun söz konusu olup olmadığı her olaya özgü olarak dosyaya sunulan delillere göre belirlenir.
Bu itibarla; davacıdaki yaralanmanın hangi tarihli tedaviyle tamamen iyileştiği, iyileşme sonrası aynı yaralanma nedeniyle gelişen bir durumun bulunup bulunmadığı, varsa gelişen durumun hangi tarihte sona erdiği kesin olarak belirlenmelidir. Çünkü tedavinin ne zaman sona erdiği ve sürekli iş göremezlik oranının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir hâle geldiği, gerçek zararın tespiti açısından önemlidir.
Dosya kapsamından, davacının başvuru dilekçesinde 03.11.2016 tarihli trafik kazası nedeniyle maluliyetinin arttığını beyanla artan maluliyet iddiası ile tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının artan maluliyete ilişkin talebi bulunması karşısında İtiraz Hakem Heyetince yapılacak iş, tüm tedavi evrakı temin edilerek 24.02.2022 tarihli ... Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi tarafından verilen %7 maluliyet olduğu belirten rapor ile .... Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından verilen % 5 maluliyet raporu irdelenmek suretiyle davacının kaza nedeniyle artan maluliyetinin bulunup bulunmadığının, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının tespiti için en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından bizzat muayene edilmek suretiyle olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, yeni bir rapor sunması için davacıya süre verilmesi, süresi içinde rapor ibraz edilmemesi halinde ret kararı verilmesi gerekirken artan maluliyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. " denilerek bozma kararı verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamın sonrasında ara karar kurularak davacıya maluliyet raporu sunması için 2 aylık süre verildiği, ara kararın davacıya tebliğ edildiği ancak kesin süreye rağmen rapor sunulmadığı, davacının dava şartını kesin süne içinde yerine getirmemesi nedeni ile dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden ret kararı verilmesi gerektiği gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun esastan reddi gerekirken usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 03.11.2016 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz edenin sıfatına göre davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.