MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/603 D.İş, 2023/646 K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.08.2021 tarihinde davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacının sevk ve idaresinde bulunan motosiklete çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 10,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 20,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel artırım dilekçesiyle talebini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 415.037,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.341,56 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 416.358,76 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından davalı sigorta şirketine usulüne uygun bir müracaatta bulunulmadığından başvurunun dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, maluliyet raporunun usule ve ilgili mevzuata uygun olmadığını, başvuranın kalıcı maluliyet bulunmadığını, bakıcı giderine ilişkin talebin poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığını, davacının kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının kask ve koruyucu ekipman takma durumunun tespiti ile tazminata hükmedilmesi halinde müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 415.037,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.341,56 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 416.378,76 TL tazminatın 22.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından sunulan ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından hükme esas alınan raporda Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in Atıflar başlıklı 14. maddesine yanlış anlam verilerek davacının engellilik durumunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiği oysa kaza tarihi itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinden faydalanılması gerektiği, bu itibarla Uyuşmazlık Hakem Heyetince hukuken geçersiz sağlık kurulu raporu esas alınarak hüküm verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek davalının bu yöne ilişkin itirazının kabulü ile sair itirazlarının incelenmesine gerek kalmadığı belirtilerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunulan 05.09.2022 tarihli raporun, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanarak üç hekim tarafından imza altına alındığını, raporun Genel Şartlar’da belirtilen hükümlere uygun düzenlendiğinden ve yeterli hekim tarafından da muayene edilerek imzalandığından Yönetmeliğe uygun olarak nitelendirilmesi gerektiğini, İtiraz Hakem Heyeti tarafından dava şartı eksikliğin giderilmesi mümkün iken davanın doğrudan usulden reddedilmesinin yerleşik Yargıtay Kararlarına aykırı olduğunu, davacının, gerekçeli karar sonrası ... Adli Tıp Kurulu'na tekrar müracaat ederek ve muayene edilerek Yönetmeliğe uygun rapor talebinde bulunduğunu, raporun Adli Tıp Kurulu'ndan çıkar çıkmaz dosyaya sunulacağını belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 14.08.2021 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinde çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniği tarafından düzenlenen 05.09.2022 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti yüzde sabit iz niteliğinde skar ve fiziksel görünümü bozan burun eğriliği olarak belirlenmiş olup maluliyet oranının Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik 14. maddesi atfıyla Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında %7 olduğu rapor edilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.2 maddesinin (i) fıkrasında "Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade eder" hükmü yer almakta ise de, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde Yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel Gereksinim”in çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin 8. maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edilmesi ile EK-2 ve EK-3 de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20 nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu, oysa TBK 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” ile sürekli iş gücü kaybı oranının ve buna bağlı olarak bedensel zararların tespit edilmesi gerektiği, çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin uygulanma imkanı olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar dosya içindeki bilirkişi raporunda, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 14. maddesinde Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe atıf yaptığı gerekçesi ile çocuğun sürekli iş göremezlik oranının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre ve tıbbi evrak üzerinden belirlendiği belirtilmiş ise de bu yönetmelik Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 18. maddesi ile 20.02.2019 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı için bu tarihten sonraki kazalarda bu Yönetmeliğin uygulanma imkanı kalmamıştır. Bu nedenle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine göre maluliyet oranının belirlenerek karar verilmesi gerekirken yanlış yönetmelik esas alınarak hazırlanan rapora göre hüküm kurulması doğru olmadığı gibi raporu düzenleyen heyetin içinde maluliyetin kapsamına göre uzman doktorların da bulunmadığı bu yönüyle de raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmadığı açıktır.
İtiraz Hakem Heyetince, davacının davalıya başvuru sırasında sunduğu maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmediği ve tahkime başvurulmadan önce usulüne uygun yapılmış başvuru bulunmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, bu başvurunun yapıldığı ancak eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin her halükarda tamamlanabileceği açıktır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan tüm tedavi belgelerinin toplanması; daha sonra, yaralanmanın mahiyeti nazara alınarak içerisinde kulak burun boğaz uzmanı ile plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından, davacı bizzat muayene edilmek suretiyle ve kaza ile illiyet bağı kuracak şekilde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve ekindeki cetvellere göre davacının maluliyetini belirleyen denetime elverişli bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre (davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davanın usulden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.