(765 S. K. m. 456/4, 457/1)
Dava: Yaralama suçundan sanıklar Ali, Sadiye, Suna ile Sadık hakkında Türk Ceza Yasasının 456/4, 457/1, 71. maddeleri uyarınca sanıklar Sadiye, Suna, Sadık'ın 20.000'er lira ağır para, sanık Ali'nin ve Sadık'ın katılan M. memduh'u yaralama suçlarından beraetlerine ilişkin, (Bursa İkinci Asliye Ceza Mahkemesi)nden verilen Esas 1990/990, Karar 1991/103 sayılı ve 14.2.1991 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi sanık Ali müdafii ile katılanlar vekili tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan; Yargıtay C. Başsavcılığı'nın 20.1.1992 tarihli bozma isteyen tebliğnamesiyle 30.1.1992 tarihinde Daireye gönderilen dava dosyası başvurunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü:
Karar: 1) Sanıklar; Suna, Sadiye ve Sadık'a katılan Cem'i yaralamaktan kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre hükmün temyiz edilememiş olduğu ve müşteki M. Memdun 29.11.1990 tarihli celsede şikayetten vazgeçmiş olmakla temyize yetkisi bulunmadığı,
Anlaşıldığından, C. Yargılama Yasasının 317. maddesi uyarınca müşteki M. Memduh vekilinin bütün sanıklara ilişkin, katılan Cem vekilinin ise sanıklar Suna, Sadiye ve Sadık'a ilişkin tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE.
2) Sanık Ali'nin suçlarıyla ilgili hükümlere yönelik temyizlere gelince:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
A) Sanık Ali'ye yükletilen Cem'i yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve etkisiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık Ali ile katılan Cem vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B) Sanık Ali'nin mağdur M. Memduh'a karşı eylemiyle ilgili hükme yönelik, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; kalorifer kazanında kömür karıştırmak için kullanılan demir çubuğun ne surette silah sayıldığı açıklanmadan cezanın TCY.nın 457/1. maddesiyle artırılması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık Ali'nin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 11.2.1992 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy