(765 S. K. m. 193, 547)
Dava: Konut dokunulmazlığını bozma ve saldırgan sarhoşluk suçlarından sanık Şükrü hakkında, Türk Ceza Yasasının 193/2, 572/1, 647 sayılı Kanunun 6. maddeleri uyarınca 6 ay hapis 2 ay hafif hapis cezalarıyla hükümlülüğüne ve cezalarının ertelenmesine ilişkin, (Konya Dördüncü Asliye Ceza Mahkemesi)nden verilen 1991/99 esas, 1991/49 karar sayılı ve 17.10.1991 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi sanık Şükrü müdafileri tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan; Yargıtay C. Başsavcılığı'nın 26.5.1992 tarihli onama isteyen tebliğnamesiyle 3.6.1992 tarihinde Daireye gönderilen dava dosyası, başvurunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1 - Sanığa yükletilen saldırgan sarhoşluk eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık Şükrü müdafilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2 - Sanık müdafilerinin gece konut dokunulmazlığını bozma suçuna ilişkin hükme yönelik temyizine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; sanığın izinsiz olarak girdiği ve yakınanın tuvalet penceresinden içeriye baktığı yerin mahalle camiine ait herkese açık avlu bulunduğu keşifle belirlenmiş bulunmasına göre, girilen bu yerin ne suretle konut eklentisi sayıldığı açıklanmadan ve eylemin T.C. Yasasının 547. maddesine uyup uymadığı tartışılmadan, salt bilirkişi düşüncesine dayanarak hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve sanık Şükrü müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, 23.6.1992 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy