(765 S. K. m. 29, 59, 72, 188, 191, 456, 482) (1412 S. K. m. 317)
Dava: Yaralama, sövme, zorlama suçlarından sanık Nazmi Ç. hakkında Türk Ceza Yasasının 188/3, 456/4, 482/3, 457/2, 59, 72, 647 sayılı kanunun 4. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis, 383.333 lira ağır para cezalarıyla hükümlülüğüne ilişkin Çemişgezek Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 1990/26 esas, 1991/22 karar sayılı ve 28.11.1991 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi sanık Nazim Ç. tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan; Yargıtay C. Başsavcılığının 8.6.1992 tarihli bozma isteyen tebliğnamesiyle 24.6.1992 tarihinde daireye gönderilen dava dosyası, başvurunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü:
Karar: A) Yaralama suçundan öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre hükmün temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, C. Yargılama Yasasının 317. maddesi uyarınca sanık Nazmi Ç. tebliğnameye uygun olarak, bu suça ilişkin temyiz isteğinin REDDİNE,
B) Sanığın silahla zorlama ve sövme suçlarına ilişkin hükümlere yönelik temyizine gelince:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık tarafından mağdurun iradesini zorlamaya yönelik ileri sürülen koşulu gerçekleştirmenin mağdurun gücü ve iradesi dışında bulunması karşısında zorlama öğesini oluşmadığı gözetilmeden, TCY. nın 191/2. maddesi yerine, 188/3. madde ve fıkrasıyla hüküm kurulması,
2- Hükümden sonra, yakınan Bedriye B.'ın noter önünde alınan ve Hakime havale ettirilip temyiz dilekçesine eklenerek gönderilen anlatımının niteliği değerlendirilerek sonucuna göre sövmeden hüküm kurulması zorunluluğu,
3- Yanılgı sonucu sövmeden eksik para cezası verilmesi,
4- Sövmeden verilen özgürlüğü bağlayıcı cezanın paraya çevrilmesinde, TCY. nın değişik 29. maddesinde öngörülen nesnel ve öznel ölçüler gösterilmeden, alt sınırın aşılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanık Nazmi Ç.'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünde hükümlerin BOZULMASINA, yeniden karar verilirken CYY. nın 326/son maddesinin gözetilmeden 15.09.1992 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy