(765 S. K. m. 456) (1412 S. K. m. 66, 68, 263)
Dava: Yaralama suçundan sanık D.... hakkında Türk Ceza Yasasının 456/2, 457/1, 51/1, 59, 36; 647 sayılı Kanunun 6. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis, cezasıyla hükümlülüğüne cezasının ertelenmesine ve suç aletinin zoralımına ilişkin (Kırıkkale Birinci Asliye Ceza Mahkemesi)nden verilen Esas 1991/306, Karar 1992/67 sayılı ve 27.2.1992 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi sanık Davut müdafii tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan; Yargıtay C. Başsavcılığı'nın 20.11.1992 tarihli onama isteyen tebliğnamesiyle 2.12.1992 tarihinde Daireye gönderilen dava dosyası, başvurunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak:
İnsan vücudundaki bir parçanın (organ) sayılıp sayılmaması, salt tıbbi ve dolayısıyla bilirkişi tarafından çözülecek bilimsel (uzmanlık) bir sorundur. Buna karşılık bir uzvun kaybı (tatili) salt hukuki, zaafa uğraması ise, yine salt tıbbi bir sorundur. Esasen TCY.nın 456/2. madde ve fıkrasında, yaralanan uzvun zaafından söz edilmiştir. Bir başka deyişle bütünüyle alınmış bir organın işlevlerini vücudun öbür organlarının yerine getirerek, bir organının kaybı nedeniyle tüm vücudun düştüğü zaaftan söz edilmemiş, yalnızca yaralanan organın zaafa uğrayıp uğramadığı gözetilmiştir.
Olayda yaralama sonucu mağdur Turgay'ın dalağı bütünüyle alınmış bulunmasına göre, dalağın Anatomi ve Fizyoloji açısından, yalnızca uzvu (organ) olup olmadığı hususunun Adli Tıptan sorulması, Tıp açısından dalak organ ise, eyleminin hukuk açısından uzuv kaybı niteliğinde olup olmadığını değerlendirmenin Ağır Ceza Mahkemesine ait ve bu değerlendirmenin tıbbi değil hukuki bir sorun bulunduğu düşünülerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve sanık Davut müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle (HÜKMÜN BOZULMASINA), yeniden hüküm kurulurken CYY.nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 23.12.1992 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy