(765 S. K. m. 456, 463, 65, 81)
Dava: Yaralama suçundan sanıklar Mustafa Sezen, Ahmet Sevimler, Mehmet Şengöz ile Ahmet Akhan hakkında TCY.nın 456/2, 65/3, 81/2-3. maddeleri uyarınca sanık Ahmet Akhan'ın 1 yıl, 10 ay hapis, diğer sanıkların 1 er yıl, 8 er ay hapis cezalarıyla hükümlülüklerine ilişkin ALANYA Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 1992/655 Esas, 1994/133 karar sayılı ve 1.4.1994 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi sanıklar Mehmet Şengöz, Ahmet Sevimler, Ahmet Akhan, Mustafa Sezen müdafii tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan; Yargıtay C.Başsavcılığının 21.10.1994 tarihli bozma isteyen tebliğnamesiyle 25.10.1994 tarihinde daireye gönderilen dava dosyası başvurunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü.
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıkların her biri suçu işlemediğini savunmuş, aşamalarda birbirlerini suçlayıcı anlatımlarda bulunmuşlardır. Katılan Mustafa Dere, sanıklardan birinin taşla başına vurduğunu, birinin de bıçakla yaraladığını, ancak hangi sanığın hangi eylemi gerçekleştirdiğini bilemediğini bildirmiştir. Tanık Hakkı Çetin ilk anlatımında sanık Ahmet Akhan'ın elinde bıçakla yaralananın başında gördüğünü, sorduğunda "bu şahsı yaraladım" dediğini bildirmiş, yüzleştirme sırasında yine bu sanık Ahmet Akhan'ı elinde bıçakla yaralananın başında gördüğünü, sorduğunda "bu şahsı yaraladım" dediğini bildirmiş, yüzleştirme sırasında yine bu sanıkta bıçak gördüğünü söylediği halde duruşmada farklı anlatımda bulunmuştur. Katılanın babası Hakkı Dere aşamalardaki anlatımlarında, ayrıntılarda çelişkiler olmakla birlikte, sanıklar Ahmet Akhan ve Ahmet Sevimler'in elinde bıçak gördüğünü, ancak hangisinin vurduğunu tam göremediğini bildirmiştir. 13.8.1992 günlü oelay tespit tutanağında, Mehmet Şengöz'ün kullandığı minibüste Ahmet Akhan ve Ahmet Sevimler'in bulunduğu, arabada yapılan aramada biri kanlı olan 2 SANIK edildiği ve sanık Ahmet Akhan'ın üzerinde kurumuş kan lekeleri görüldüğü açıklanmıştır.
Sanık Mustafa'nın anlatımda adı geçen Kazım ile katılanın anlatımında adı geçen Hasan Temur, olayın görgü tanıkları olduğu halde dinlenmemişlerdir.
Bu durumda; dinlenmeyen tanıkların dinlenmesi, anlatımlar arasındaki tüm çelişkilerin giderilmesi, giderilmediği takdirde yöntemince irdelenip hangisinin hangi nedenle üstün tutulduğunun açıklanması, tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre;
a- Katılanı hangi sanığın yaraladığı belirlendiği takdirde, öbür sanıklar için kanıtların kabul ediliş biçimine ve suçun niteliğine göre TCY.nın 456/4. ya da 464/2. maddelerinden hangisinin uygulanacağının.
b- Yaralama eylemini işleyen sanık belirlenemediği ve bu eylemde öngörülen davranışın birden fazla sanık tarafından yapıldığı kabul edildiği takdirde, hakkında TCY.nın 463. maddesinin uygulanacağının,
Gözetilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm kurulması,
2- Sanık Ahmet Akhan'ın tekerrüre esas alınan yaralama eylemine ilişkin cezanın 18.000 lira ağır para cezasına çevrilmesi karşısında, tekerrür nedeniyle TCY.nın 81/3. maddesi karşısında en fazla 1 gün arttırılabileceğinin gözetilmemesi,
3- Hükmün esasını oluşturan kısa kararda tüm sanıklar için 65/3. maddesi ile uygulama yapılıp 1 yıl 8 ay hapis cezası belirlendiği halde, gerekçeli kararda 8 ay olarak yazılması, ve bu suretle çelişkiye düşülmesi,
4- Sanık Mustafa Sezen'in sabıkasına ilişkin cezasının yerine getirilip getirilmediğinin ve tekerrüre esas alınıp alınmayacağının araştırılmaması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık Mustafa Sezen, Ahmet Sevimler ile sanıklar Mustafa Şengöz ve Ahmet Akhan müdafilerinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.12.1994 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy