(765 S. K. m. 2, 79, 80, 103, 230, 345, 503)
Dava: Görevi ihmal ve sahtecilik suçlarından sanıklar (M.A.B), (Y.G) ile (Ş.A.) hakkında, TCY.nın 230/2, 345, 80, 59/2; 647 sayılı Yasanın 4-6. maddeleri uyarınca sanık (M.A.B)nin 3.500.000 lira, diğer sanıkların 2.100.000 'er 3'er ay memurluktan mahrumiyetlerine, tüm sanıkların cezalarının ertelenmesine ilişkin, (Ankara Asliye Onyedinci Ceza Mahkemesi)nden verilen 1991/1186 esas, 1994/1315 karar sayılı ve 4.10.1994 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi sanıklar (Y.G) ile (Ş.A.) ve sanık (M.A.B.) müdafii, katılan ..... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan; Yargıtay C.başsavcılığı'nın 12.12.1994 tarihli onama isteyen tebliğnamesiyle 23.12.1994 tarihinde Daireye gönderilen dava dosyası başvurunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, katılan ..... Genel Müdürlüğü vekilinin duruşma isteğinin reddiyle ve temyiz edenlerin niteliklerine ve temyiz konusu yaptıkları hükümler ve hususlar gözetilerek, yapılan incelemede:
1- İddianamenin içeriği ve kapsamı ile kurulan hükümleri içeren mahkeme ilamının kapsamı açısından:
A) Sanık (M.A.B.) hakkında, belge düzenleyerek ya da belge üzerinde değişiklikler yaparak birden çok sahtecilik cürmü işlediği ve bu belgeerle katılan Kuruluştan haksız para aldığı iddialarıyla dava açılmıştır.
Mahkeme, 14 belgede sahteciliğin aldatma gücü bulunduğunu ileri sürerek, bu eylemler hakkında, aralarında teselsül bulunduğu gerekçesiyle sanıklardan (M.A.B.)'yi TCY.nın 345, 80; öbür sanıkları ise aynı Yasanın 230.80. maddeleri uyarınca hükümlendirilmiştir.
B) Sanık (M.A.B)'ye yükletilen eylemlerden:
1) Aldatma gücü bulunmayan belgelerle ilgili sahtecilik;
2) Aldatma gücü olan ya da olmayıp da dolandırıcılık cürmü açısından hile boyutuna ulaşması olası belgelerle para alma suretiyle işlenen eylemleri nedeniyle dolandırıcılık;
Suçlarından açılan davalar hakkında bir karar verilmemiştir.
C) Mahkeme, gerek aldatma gücü bulunduğu benimsenen ve haklarında hüküm kurulan sahtecilik eylemleri arasındaki içtima ilişkisini; bu eylemlerle aldatma gücü olmayan ve haklarında hüküm kurulmayan sahtecilik eylemlerini birlikte ele alarak ve işleniş biçimindeki benzerlik, zaman aralıkları ve mağdurun özdeşliğini gözeterek, müteselsil suçlar biçiminde değerlendirmiştir.
II- Bu durum karşısında:
A) Mahkemenin müteselsil suçlara ilişkin gerekçesinde bir tutarsızlık görülmediğinden;
B) Bu değerlendirmenin haklarında hüküm kurulmuş ve kurulmamış sahtecilik ve hiç hüküm kurulmamış dolandırıcılık eylemleri açısından da, koşulların özdeş bulunmaları nedeniyle, aynı sonucu doğurması ve onları kendi aralarında da teselsül ilişkisi bulunması doğal görüldüğünden;
C) Hakkında hükümler kurulmayan dolandırıcılık eylemleriyle hüküm kurulan ve kurulmayan özel belgede sahtecilik eylemleri arasında, TCY.nın 79. maddesi anlamında biçimsel (fikri) içtima ilişkisi bulunduğundan;
D) Ceza hukukunda "her ihlal (suç), bağımsızbir suçtur" kuralına göre;
1) Müteselsil suçlarda, cezanın belirlenmesi (TCY.md.80) ve zamanaşımı (TCY. md. 103);
2) Biçimsel içtimada, cezanın belirlenmesi (TCY. md. 79)
Açılarından, bu konumdaki suçların birer ayrık (istisnai) hüküm oluşturdukları, ayrık hükümlerin yorum yoluyla genişletilemeyecekleri ve bu nedenlerle de söz konusu durumlar dışında suçlar bağımsızlıklarını koruyacaklarından;
E) Bu yüzden, dava açıldığı halde haklarında hüküm kurulmayan eylemler ve eldeki (derdest) davalar hakkında hükümler kurulması zorunlu bulunduğundan ve kurulacak hükümlerin, yukarıda irdelenen T.C. Yasasının 79, 80 ve 2. maddeler ve eylemlerin işlendikleri tarihler gözetildiğinde, eski hükümlülük kararlarını etkilemeyecekleri anlaşıldığından;
1) a- Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: sanıklar (Y.G.) ile (Ş.A.) ya yükletilen görevde yetkiyi kötüye kullanma ve savsama; sanık (M.A.B) ye yükletilen bir kesim belgelerde sahtecilik eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu;
b) Hukuksal tanı: Sanıklardan (Ş.A.)'ya yükletilen eylemler yanlış olarak nidelendirilmiş, TCY.nın 240, 80. maddelerinin yerlne 230,80. maddeleri uygulanmış ise de, karşı temyiz olmadığından, bu konuda bozma yapılmasına gerek bulunmadığı;
Öbür sanıklara yükletilen eylemlerin doğru olarak nitelendirdikleri ve Yasada öngörülen suç tiplerine uydukları;
c) Yaptırım: Eleştiri bağlamında cezaların yasal bağlamda uygulandıkları,
Anlaşıldığından, sanıklar (Ş.A.) ile (Y.G.)'nin; sanık (M.A.B.) müdafil ile bu sanıkla ilgili hükümlere yönelik katılan ........ Genel Müdürlüğü vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2- a) Aldatma gücü bulunmadığı kabul edilen belgelerle ilgili sahtecilik suçlarından açılan kamu davaları hakkında zamanaşımı içinde hükümler kurulabileceği ve yasa yoluna konu hükümler bulunmadığı;
b) Sahte kabul edilen ve de ayrıca aldatma gücü olmadığından sahte kabul edilmese bile hile boyutuna ulaşması olası belgelerle para alma eylemleriyle ilgili dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davaları hakkında TCY.nın 79. maddesi gözetilerek, yine zamanaşımı içinde hükümler kurulabileceği ve yasa yoluna konu hükümler bulunmadığı;
Sonuç: Anlaşıldığından, katılan......Genel Müdürlüğü vekilinin tebliğnameye uygun olarak, temyiz davaları isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA ve dosyanın incelenmeksizin karar mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİNE, 3.2.1995 tarihinde kısmen oybirliği ile karar verildi.
(YKD MART 1995)
Full & Egal Universal Law Academy