(765 S. K. m. 36, 55/3, 119/1, 308/1-3)
Dava: Kendiliğinden hak alma suçundan sanıklar Abdullah, Ali İhsan, Ahmet, Mustafa ile Şükrü hakkında, TCY.nın 308/3-4, 72; 647 sayılı Yasanın 4-6. maddeleri uyarınca sanık Ali İhsan'ın 160.000 lira, diğer sanıkların 540.000'er lira ağır para cezasıyla hükümlülüklerine, tüm sanıların cezalarının ertelenmesine ilişkin, (Konya Asliye Birinci Ceza Mahkemesi)'nden verilen 1994/676 esas, 1995/149 karar sayılı ve 16.3.1995 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi katılanlar Hidayet ile Veysel vekili tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan; Yargıtay C.Başsavcılığı'nın 19.12.1995 tarihli bozma isteyen tebliğnamesiyle 25.12.1995 tarihinde Daireye gönderilen dava dosyası, başvurunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede sanık Ali İhsan'ın adı, kararlarda Ali rıza yazılmış ise de, nüfus kaydına göre, bunun (Ali İhsan) olarak yerinde düzelitlmesi olanaklı bulunmuş, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanık Mustafa hakkında açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden hükümlülüğüne karar verilmesi,
2- Sanık Ali İhsan'ın eylemin silahla gerçekleştiği ve T.C. Yasasının 308. maddesinin (3-4). fıkralarına uyduğu gözetilmeden, anılan maddenin (1.) fıkrası ile hüküm kurulması,
3- Suçta kullanılan ve sanık Şükrü adına ruhsat bulunan av tüfeğinin, Şükrü'nün bilgisi içinde kullanılıp kullanılmadığı araştırılmadan, geri verilmesine hükmedilmesi,
4- Katılanlar 23.9.1994 tarihli dilekçede, manevi tazminat isteğinde bulunmuş olmalarına göre, takdir edilecek bir miktara hükmedilmesi gerekirken, "özel hukuka ilişkin haklarının saklı tutulmasına" biçiminde karar verilmesi,
5- Temel ağır para cezalarının, suç tarihi gözetilmeden, eksik belirlenmesi,
6- Kabule göre;
a) Suç tarihinde 18 yaşını bitirmeyen sanık Mustafa hakkında T.C. Yasasının 55/3. maddesinin uygulanması,
b) Sanık Ali İhsan hakkında uygulanan T.C. Yasasının 308/1. madde ve fıkrasında yazılı cezanın önödemeye bağlı olduğunun düşünülmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve katılanlar Hidayet ve Veysel vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden (HÜKÜMLERİN BOZULMASINA), yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.1.1996 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy