(765 S. K. m. 7, 80, 258, 266)
Dava: Görevliye etkin direnme ve sövme suçlarından sanık Mehmet hakkında, TCY. nın 266/1, 72; 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca 520.000 lira ağır para cezasıyla hükümlülüğüne, diğer suçtan beraatine ilişkin, Bucak Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 1994/53 esas, 1995/24 karar sayılı ve 24.2.1995 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi o yer C. Savcısı tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan; Yargıtay C. Başsavcılığı'nın 28.12.1995 tarihli bozma isteyen tebliğnamesiyle 9.1.1996 tarihinde Daireye gönderilen dava dosyası, başvurunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Oluşa göre; sanığın karakola davet üzerine zorluk çıkardığı, zorla bindirildiği araçta camları tekmelediği karakolda görevlilere sövmesinin ise bütün halinde etkin direnme eyleminin devamı olduğu gözetilmeden, T.C. Yasasının 258/3. madde/fıkrası yerine yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Kabule göre; çoğul kullanarak söven sanık hakkında suç çokluğu gözetilerek, T.C. Yasasının 71 ya da 80. maddelerden hangisinin uygulanacağının tartışılması gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile tek suç sayılması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve o yer C. Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere doyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07.02.1996 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Yüce C. Genel Kurulu'nun 21.9.1992 tarih ve 205/228 ve Yüksek Dördüncü Ceza Dairesi'nin 13.10.1992 tarih ve 5784/7004 sayılı kararlarına yazdığım karşı oydaki gerekçe doğrultusunda hükmün kurulması gerektiği görüşündeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy