(765 S. K. m. 456/1-2, 51/1, 59/2) (647 S. K. m. 4, 6)
Dava: Yaralama suçundan sanıklar Kasım, Ayhan ile Pakize hakkında, TCY.'nın 456/1-2, 51/1, 59/2; 647 sayılı Yasanın 4-6. maddeleri uyarınca sanık Ayhan'ın 750.000 lira, sanık Kasım'ın 1.500.000 lira ağır para cezalarıyla hükümlülüklerine, sanık Kasım'ın cezasının ertelenmesine ve sanık Pakize'nin beraatine ilişkin, (Sivrihisar Asliye Ceza Mahkemesi)'nden verilen 1994/87 esas, 1995/127 karar sayılı ve 20.06.1995 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi sanıklar Ayhan ve Kasım müdafi, katılan Mehmet vekili ve Üst C. Savcsıı tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan; Yargıtay C. Başsavcılığı'nın 06.03.1996 tarihli kısmen onama ve bozma isteyen tebliğnamesiyle 14.03.1996 tarihinde Daireye gönderilen dava dosyası, başvrunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgelerv e gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1- Sanık Pakize'nin eylemine ve yükletinel suça yönelik katılan Mehmet vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, (TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA).
2- Öbür sanıklarla ilgili hükümlere yönelik temyizlere gelince:
Katılan vekilinin tüm itirazları ile ileri sürülen başkaca nedenyer yerinde görülmemiştir.
Ancak; haksız kışkırtma hükmünün uygulanabilmesi için, failin hukuka aykırı düşen haksız bir davranışla karşılaşması, bu haksız davranışın nedensel sonucu olarak failde üzüntü ve öfke doğması, failin de bu üzüntü ve öfkenin nedensel sonucu olarak suç işlemesi gerekir. Duruşma yapan ve hüküm kuran mahkemenin bu olguların, sonuçların ve nedensellik bağlarının var olup olmadığının saptanması ve yasa yolu denetimine olanak verecek oranda gerekçelerin de tutarlı biçimde irdelemesi zorunludur.
Failin bu davranışı kendine yöneldiği sanısıyla ve bunun etkisiyle suç işlenmesi durumunda da, varsayılan kışkırtma nedeniyle bu indirici nedenden yararlanacağı açıktır.
Olayda, yerel mahkeme, sanık Ayhan'ın koyunlara atılan taşın kendisine atıldığını sandığı ve böylece varsayılan haksız kışkırtmayı kabul ettiği halde hakkında bu indirici nedeni uygulamamış; buna karşılık sanık Kasım'ın kardeşinin dövüleceği kaygısıyla olaya karıştığından ve yakınana yönelik saldıranın da suç işlediğinden söz ederek ve fakat yukarıda belirtilen olgular, sonuçlar ve nedensellik bağının varlığını araştırmadan savunmasında geçmeyen bir nedene dayanarak, haksız kışkırtma hükmünün uygulamış ve tahrikin derecesini belirlerken de yeterli gerekçe göstermemiştir.
Açıklanan nedenlerle haksız kışkırtma hükümlerinin tutarlı biçimde degerlendirilmemesi,
Yasaya aykırı ve Üst C. Savcısı ile sanıklar Kasım ve Ayhan müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden (HÜKÜMLERİN BOZULMASINA), yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17.04.1996 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy