(765 S. K. m. 71, 81, 266, 269, 271, 309, 456, 463, 564, 572) (647 S. K. m. 6)
Dava: Görevliye sövme, yaralama ve saldırgan sarhoşluk suçlarından sanıklar, C. ile K. hakkında TCY.nın 456/1, 271/1, 266/1, 269, 572/1, 71. maddeleri uyarınca sanıkların 12'şer ay hapis, 2'şer ay hafif hapis ve 840.000'er lira ağır para cezalarıyla hükümlülüklerine ilişkin (Uzunköprü Asliye Ceza Mahkemesi)nden verilen 1996/280 Esas, 1996/330 karar sayılı ve 13.12.1996 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi sanıklar C. ile K. tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 8.12.1997 tarihli bozma isteyen tebliğnamesiyle 15.12.1997 tarihinden daireye gönderilen dava dosyası başvurunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işinesasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1) a- Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: Sanıklara yükletilen görevliye sövme ve saldırgan sarhoşluk eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu;
b- Hukuksal tanı: Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu,
c- Yaptırım: Cezaların yasal bağlamda uygulandığı,
d- Eleştiri: Sanık C. hakkında T. Ceza Yasası 81/1. madde ve fıkrasının uygulama olanağı araştırılmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozmaya gerek bulunmadığı,
Anlaşıldığından, sanıklar K. ve C.'ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak (TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA),
2) Yaralama suçuna ilişkin hükümlere yönelik temyize gelince;
Toplam ceza üzerinden değil de her suç için verilen ceza için ertelemeye karar verilmiş olması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a- Burundaki kırıkları yapan sanığın yakınıcı ve hazırlık aşamasında ayrıntılı anlatımda bulunan tanıklar H. ve R.'ten sorulması ve sonucuna göre:
aa- Kırıkları yapan sanık belirlendiği takdirde, bu sanık hakkında T. Ceza Yasası 456/1, 271. madde ve fıkraları uygulanması; öbür sanığın eylemi T.C. Yasasının 456/4. maddesi sınırları içinde kalacağından bu etkili eylemi 269. maddenin öğesi olacağından ayrıca cezalandırılmaması,
bb- Kırıkları yapan sanık belirlenemiyorsa sanıklar hakkında T.Ceza Yasası 456/1, 463, 271/1. maddelerinin uygulanması;
Gerekirken, eksik soruşturmayla yazılı biçimde hükümler kurulması,
b- Sanıklardan C'ın Uzunköprü İcra Ceza Mahkemesince T.Ceza Yasası 309/1. madde ve fıkrasına göre verilen ve ertelenmeyen 2 ay hapis cezasının 17.2.1993 tarihinde kesinleşmiş olması karşısında, çektirilip çektirilemediği araştırılarak, tekerrür hükmünün uygulama olanağının araştırılmaması,
Yasaya aykırı ve sanıklar K. ve C.'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden (HÜKÜMLERİN BOZULMASINA), yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, sanık C. hakkında CYY.nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 10.2.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy