(765 S. K. m.99/2) (5680 s.k m. 16)
Dava: Hakaret suçundan sanık M.'un yapılan yargılaması sonunda beraatine ilişkin (Hakkari Asliye Ceza Mahkemesi)nden verilen 1995/165 esas, 1997/11 karar sayılı ve 26.2.1997 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi o yer C. Savcısı ile katılan M. L. tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan; Yargıtay C. Başsavcılığının 19.2.1998 tarihli bozma isteyen tebliğnamesiyle 23.2.1998 tarihinde daireye gönderilen dava dosyası, başvurunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü.
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Yakınanlar Y. ve M. duruşmadaki anlatımlarında, Basın Yasasının 16. maddesi uyarınca eser sahibi ile birlikte cezai sorumluluğu bulunan Yazı İşleri Müdürü A. hakkında yakınmaları bulunmadığını bildirmiş olmaları karşısında, Ceza Yasasının 99/2. madde ve fıkrası uyarınca bu vazgeçmenin sanık M.'a da bulaşacağı (sirayet edeceği) gözetilerek adı geçenlere sövme eylemi nedeniyle açılan davanın düşürülmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2. Katılan L. ile yakınan M.'a sövme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizlere gelince:
Bir basın açıklamasının hukuka uygun sayılabilmesi için verilen haberin gerçek olması, güncel olması, açıklanmasında kamu ilgi ve yararının bulunması, haberin açıklanış biçimiyle konu arasındaki düşünsel (fikri) bağın bozulmamış olması, başka bir deyişle haberde adı geçen kişiler hakkında küçültücü değer yargılarında bulunulmaması gerekir. Bunlardan biri dahi bulunmazsa yazı hukuka aykırı duruma gelir.
Sanık tarafından yazılıp Y.... H.....Gazetesinin 25.8.1995 tarihli sayısında yayımlanan suça konu yazıda, katılan vali ve yakınan özel idare müdürü hakkında "devlet hazinesini talan şebekesi" nitelendirilmesi yapılmış olmasına göre, verilen haber gerçek ve güncel de olsa, buradaki "talan şebekesi" sözcüklerinin yazıyı hukuka aykırı duruma getirdiği ve böylece konu ile anlatım arasındaki düşünsel bağın bozulduğu ve sözü edilen kamu görevlileri hakkında küçültücü değer yargılarında bulunulduğu gözetilmeden, yasal olmayan gerekçelerle beraat hükmü kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve katılan M. L. ve O yer C. Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden (HÜKÜMLERİN BOZULMASINA), yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine 16.3.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
(YKD AĞUSTOS 1998)
Full & Egal Universal Law Academy