(765 S. K. m. 228, 230)
Dava: Görevi savsama suçundan sanık M. U. hakkında TCY'nin 230/1-2. maddeleri uyarınca 3 ay hapis ve 60.000 lira ağır para cezalarıyla hükümlülğüne, 3 ay memurluktan yoksun brakılmasına ilişkin İstanbul Asliye 12. Ceza Mahkemesi'nden verilen 1995/1139 Esas, 1996/1308 Karar sayılı ve 24.12.1996 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi, o yer C. Savcısı ile sanık M. U. tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan; Yargıtay C. Başsavcılığı'nın 27.2.1998 tarihli red ve bozma isteyen tebliğnamesiyle 9.3.1998 tarihinde daireye gönderilen dava dosyası, başvurunun nitelik ve kapsamına göre görşüldü.
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Görevi savsama suçu, ceza uygulamasında memur sayılan bir kimsenin görevini yapmaması ya da gecikerek yapması; görevde yetkiyi kötüye kullanma suçu ise memurun yasal düzenlemelerle kendisine verilen görevi yasaya aykırı biçimde yapması ile oluşur. Birincisinde etkin olmayan, ikincisinde etkin bir davranış söz konusudur.
Olayımızda sanığın eylemi yasaya aykırı yapma biçiminde gerçekleştiğinden, görevde yetkiyi kötüye kullanma suçu oluşmaktadır. Bu durum gözetilmeden görevi savsama suçundan hüküm kurulması,
2- Kabule göre de TC Yasası'nnı 230. maddesinin 1. fıkrasıyla hüküm kurulduğu halde, uygulama yeri bulunmayan aynı maddenin 2. fıkrasındaki memurluktan yoksun kılınma cezasına hükmedilmesi,
Yasaya aykırı ve o yer C. Savcısı ve sanık M. U.'nun temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın Esas/Hüküm Mahkemesi'ne gönderilmesine, yeniden hüküm kurulurken, C. Y. Yasası'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 30.3.1998 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy