(765 S. K. m. 230, 59) (647 S. K. m. 6)
Dava: Görevi savsama suçundan sanık A. Yetim hakkında TCY. nın 230, 59, 647 sayılı Yasanın 6. maddeleri uyarınca sanığın 2 ay 15 gün hapis ve 133.334 lira ağır para cezalarıyla hükümlülüğüne ve cezalarının ertelenmesine ilişkin İ. Asliye 13. Ceza Mahkemesinden verilen 1996/585 Esas, 1997/269 Karar sayılı ve 24.3.1997 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi sanık A. Yetim tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan; Yargıtay C. Başsavcılığının 6.3.1998 tarihli bozma isteyen tebliğnamesiyle 16.3.1998 tarihinde daireye gönderilen dava dosyası başvurunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanını oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Taşınmaz sahibi M. Kıran'ın 17.4.1969 tarihinde taşınmazı satın alırken düzenlenen akit tablosunda imzasının bulunduğu, ancak okur yazar olup olmadığının belirtilmediği, 22.10.1993 tarihli sahte vekaletnamede ise okur yazar olmadığı ve sağ kolu kırık olduğundan, sol başparmağının bastırıldığının yazılı olduğu ve her iki işlemde de anılanın resminin bulunduğu, Tapu Sicil Müdürü olan sanığın bu belgelere dayanarak 8.11.1993 tarihinde satışı gerçekleştirdiği anlaşılmıştır.
Akit Tablosu ve sahte vekaletname üzerinde, taşınmazın sahibine ait resmin bulunması, sahte vekaletnamede taşınmazın sahibinin sağ kolunun kırık olması nedeniyle parmak bastırıldığının belirtilmesi karşısında, akit tablosundaki imzanın uyarıcı olmakta yetersiz kalabileceği ve satışın yanılgı sonucu gerçekleştirilmiş olabileceği gözetilmeden, hükümlülük kararı verilmesi,
2- Kabule göre; görevi savsama suçu, ceza uygulamasında memur sayılan bir kimsenin görevini yapmaması ya da gecikerek yapması, görevde yetkiyi kötüye kullanma suçu ise memurun yasal düzenlemelerle kendisine verilen bir görevi yasaya aykırı biçimde yapmasıyla oluşur. Birincisinde etkin olmayan, ikincisinde etkin bir davranış söz konusudur.
Olayımızda sanığın eylemi yasaya aykırı olarak yapma biçiminde gerçekleştiğinden, görevde yetkiyi kötüye kullanma suçunu oluşturmaktadır. Bu durum gözetilmeden, sanığın görevi savsama suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi.
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık A. Yetim'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, yeniden hüküm kurulurken CYY. nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 30.04.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy