(765 S. K. m. 266, 268, 482)
Dava: Görevliye sövme suçundan sanık M. K. hakkında TCY.nın 266/3, 75/2.maddeleri uyarınca sanığın 6 ay hapis ve 300.000 lira ağır para cezalarıyla hükümlülüğüne ilişkin GÜNYÜZÜ Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 1995/18 Esas, 1996/30 Karar sayılı ve 24.12.1996 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi sanık M. K. tarafından istenilmiş ve temyiz
edilmiş olduğundan; Yargıtay C.Başsavcılığının 26.3.1998 tarihli onama isteyen tebliğnamesiyle 3.4.1998 tarihinde daireye gönderilen dava dosyası, başvurunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü.
Karar:Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;sanığın,mağdur C.Savcısının esas hakkındaki görüşüne karşı, sonraki oturumda Asliye Ceza Mahkemesine yazıp verdiği dilekçeyle sövdüğünün kabul edilmesi karşısında; mağdurun dilekçenin verildiği oturumda hazır bulunup bulunmadığının araştırılması ve sonucuna göre TCY.nın 268/ 3.madde ve fıkrasında yazılı "memura hitabeden ya da hitabettiği anlaşılan" sözlerinin ne suretle gerçekleştiği de tartışılarak anılan Yasanın 482/1,273 ya da 268/3.maddesi aracılığıyla 266/3.maddelerinden hangisinin uygulanacağının değerlendirilmesi, yoklukta sövme kabul edildiği takdirde suçun kovuşturulmasının yakınmaya bağlı olacağının da gözetilmesi gerekirken, eksik soruşturmaya dayanılarak hüküm kurulması, Yasaya aykırı ve sanık M. K.'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 7.5.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy