(765 S. K. m. 51, 59, 456, 457) (1412 S. K. m. 135)
Dava: Yaralama suçundan sanık B hakkında TCY'nin 456/2, 457/1, 51/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezasıyla hükümlülüğüne ilişkin (Ezine Asliye Ceza Mahkemesi)nden verilen 1997/60 Esas, 1998/19 Karar sayılı ve 24.3.1998 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi o yer C. Savcısı ile sanık Basri müdafii tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan; Yargıtay C. Başsavcılığı'nın 26.3.1999 tarihli onama isteyen tebliğnamesiyle 16.4.1999 tarihinde daireye gönderilen dava dosyası, başvurunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Haksız kışkırtma hükmünün uygulanabilmesi için, haksız bir davranışın bulunması, bu davranış sonucu bir öfke ya da acının doğması, bu öfke ya da acının etkisiyle suç işlenmesi; bu nesnel ve öznel öğelerle nedensellik bağları saptandıktan sonra, failde doğan öfkenin/acının derecesine göre haksız kışkırtmanın derecesinin saptanması gerekir.
Olayda her iki tarafın da birbirlerini yaraladığı, ancak ilk haksız davranışın kimden geldiği saptanamadığı gerekçesiyle her iki taraf için haksız kışkırtmanın ağır derecesi düşünülmüştür.
Haksız kışkırtma hükmünün yukarıdaki nesnel ve öznel öğeleriyl enedensellik bağlarının, ayrıca ilk haksız davranışın kimden geldiğinin saptanması ve sonucuna göre ilk haksız davranışı başlatana maddenin uygulanmayacağının, derecesinin de failde uyandırdığı öfkeye/acıya göre belirlenmesi ve bu konunun gösterilecek mantık ve deneyim kurallarına göre gerekçede yansıtılması gerekirken, eksik inceleme ve haksız kışkırtma kurumunun özüne ters düşen gerekçeyle sanığın yasal indirici nedenden yararlandırılması,
2- CY yasanın 135. maddesine göre susma hakkı bulunan sanığın suçunu içtenlikle ikrar etmediği gerekçesiyle, TC Yasası'nın 59. maddesinin uygulanmaması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık B müdafiinin ve c. savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle (HÜKMÜN BOZULMASINA), yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 6.5.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy