(765 S. K. m. 258) (647 S. K. m. 4)
Dava: Görevliye etkin direnme suçundan sanıklar R. S., M. K. G. hakkında TCY.'nın 258/1, 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca sanıkların 1.800.000'er lira ağır para cezasıyla hükümlülüklerine ilişkin ANKARA Asliye 3. Ceza Mahkemesi'nden verilen 1997/590 Esas, 1997/1892 Karar sayılı ve 13.11.1997 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi O yer C.Savcısı tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan, Yargıtay C. Başsavcılığı'nın 28.1.1999 tarihli onama isteyen tebliğnamesiyle 8.2.1999 tarihinde daireye gönderilen dava dosyası, başvurunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü.
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; sanıkların, kırmızı ışıkta geçmeleri nedeniyle, ceza yazmak isteyen yakınanlara söverek ve vurarak direnmekten ibaret eylemlerine TCY.'nın 258/3. madde ve fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının özel kasıt açısından tartışılmaması,
Yasa'ya aykırı ve O yer C. Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22.2.1999 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY YAZISI
Yüce C. Genel Kurulu'nun 21.9.1992 tarih ve 205/228 ve Yüksek 4.C.Dairesi'nin 13.10.1992 tarih ve 5784/7004 sayılı kararlarına yazılan ayrıntılı karşı oydaki gerekçe doğrultusunda hüküm kurulması gerektiği görüşündeyiz. Zira failin (sanığın), maddi ve/veya da manevi zor (tehdit) kullanarak görevliye direndiği sırada sövmesi ya da hakarette bulunmasıyla ayrı bir davranış ve bu yüzden ayrı bir hukuki sonuç doğmakta; iki ayrı eylem ve iki ayrı suç da gerçek yarışma (içtima) kurallarına göre birleşmektedirler. Bu nedenlerle çoğunluk görüşüne katılamıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy