(765 S. K. m. 274) (YHGK 23.11.1999 T. 1999/4-231 E. 1999/281 K.)
Dava: Mühür bozma suçundan sanık A. hakkında TCY. nın 274/1. maddesi uyarınca 3 ay hapis ve 420.000 lira ağır para cezalarıyla hükümlülüğüne ilişkin Bakırköy Asliye Altıncı Ceza Mahkemesi'nden verilen 1997/326 Esas, 1998/243 karar sayılı ve 16.3.1998 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi sanık A. müdafii tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan; Yargıtay C. Başsavcılığının 27.1.1999 tarihli onama isteyen tebliğnamesiyle 8.2.1999 tarihinde daireye gönderilen dava dosyası, başvurunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; 3194 sayılı İmar Yasasının 32/1. maddesinde yapının mühürleneceği öngörülmüştür. T.C. Yasasının 274. maddesinde ise, devlet yönetiminin eşyayı koruma altına alan ve başkalarının eşya üzerinde işlemde bulunmalarını önleyen iradesi, Yasaya uygun olarak konulan bir mühürle açıklanmakta; bu mührü açığa vurduğu iradeyi etkisiz duruma getirmek onu ihlal eden herhangi bir eylemle de suç işlenmiş olmaktadır. Bu nedenle Yasaya uygun biçimde konulan bir mührün varlığı, mühür bozma suçunun önkoşuludur.
Bu durum karşısında; yargılama konusu olayda, tutanağı düzenleyen görevlilerden mühür koyup koymadıkları açıkça sorularak cürmi eylem öncesi var olması gereken mühür önkoşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik soruşturma ve yetersiz gerekçeyle hükümlülük kararı verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık A. müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25.02.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy