(765 S. K. m. 228)
Dava: Görev sırasında keyfi davranma suçundan sanıklar M. K. ve Arkadaşlarının yapılan yargılamaları sonunda beraatlerine ilişkin ANKARA Asliye 21. Ceza Mahkemesinden verilen 1997/1440 Esas, 1998/1353 Karar sayılı ve 23.12.1998 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi katılan C. Y. vekilleri tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan, Yargıtay C. Başsavcılığının 18.2.2000 tarihli bozma isteyen tebliğnamesiyle 1.3.2000 tarihinde daireye gönderilen dava dosyası, başvurunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıkların, saptanıp kabul edilen Ankara İdare Mahkemesinin katılan hakkındaki kararını uygulayıp görevine iade ettikten sonra, 8 gün gibi çok kısa bir sürede bu görevdeki çalışmalarında uyumsuzluk gösterdiği gerekçesiyle bir başka göreve atamaları biçimindeki eylemlerinin T.C. Yasasının 228. maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve katılan C. Y. vekillerinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12.4.2000 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Oluşa ve dosya kapsamına göre, suçun yasal öğelerinin oluşmadığı bu nedenle, hükmün onanması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun hükmün bozulması yönündeki kararına katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy