(765 S. K. m. 276, 326) (647 S. K. m. 4, 6) (2004 S. K. m. 106, 110)
Dava: Yedieminlik yükümlülüğüne uymama suçundan sanık Remzi Kılınç hakkında TCY.nın 276/2, 647 sayılı Yasanın 4 - 6. maddeleri uyarınca sanığın 370.000.- lira ağır para cezasıyla hükümlülüğüne, cezasının ertelenmesine ilişkin ANKARA Asliye 3. Ceza Mahkemesinden verilen 1998/1012 Esas, 1998/913 karar sayılı ve 21.12.1998 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 8.3.2000 tarihli bozma isteyen tebliğnamesiyle 22.3.2000 tarihinde daireye gönderilen dava dosyası başvurunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Karar: Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Haciz tarihinin 23.12.1991, satış isteğinin 7.2.1994 olması karşısında, İcra İflas Yasasının 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin kalkacağı ve hukuka aykırılık öğesinin bulunmaması nedeniyle suçun oluşmayacağı gözetilmeden hükümlülük kararı verilmesi,
2- Kabule göre de; bozma öncesi verilen kararda, temel ağır para cezasının 100.000.- lira olarak belirlenmesine karşın, yeni kurulan hükümde 300.000.- lira olarak belirlenmek suretiyle C.Y. Yasasının 326/son madde ve fıkrasına uyulmaması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık Remzi Kılınç müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy