(765 S. K. m. 258, 266, 482)
Dava: Görevliye sövme ve görevliye etkin direnme ve yasak silah bulundurma suçlarından sanık Mehmet Ali E. hakkında TCY.nın 266/1, 258/2-3, 81/1-3, 71, 72, 95/2, 6136 sayılı Yasanın 13/1.maddeleri uyarınca sanığın 1 yıl 26 ay 22 gün hapis ve 5.130.000 lira ağır para cezalarıyla hükümlülüğüne, ertelenmiş cezasının çektirilmesine ilişkin ORDU/ULUBEY Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 1998/81 Esas,1998/63 Karar sayılı ve 19.11.1998 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi sanık Mehmet Ali E. müdafii tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan; Yargıtay C.Başsavcılığının 9.3.2000 tarihli bozma isteyen tebliğnamesiyle 28.3.2000 tarihinde daireye gönderilen dava dosyası, başvurunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Duruşma tutanağının 1, 2 ve 3.sayfalarının tutanak yazmanı tarafından imzalanmaması,
2- Sanığın ormandan kaçak kesim yapması nedeni ile hakkında işlem yapmak isteyen orman koruma görevlilerine söverek aynı anda silahla ateş etmesi biçiminde kabul edilen eylemde sövmenin görevliye etkin direnme suçunun öğesi bulunduğu gözetilmeden, sövme suçundan da ayrıca hükümlülük kararı verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık Mehmet Ali E. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA,yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 2.5.2000 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY: Yüce C.Genel Kurulunun 21.9.1992 tarih ve 205/228 ve Yüksek 4.C.Dairesinin 13.10.1992 tarih ve 5784/7004 sayılı kararlarına yazılan ayrıntılı karşı oydaki gerekçe doğrultusunda hüküm kurulması gerektiği görüşündeyim. Zira failin (sanığın), maddi ve/ya da manevi zor (tehdit) kullanarak görevliye direndiği sırada sövmesi ya da hakarette bulunmasıyla ayrı bir davranış ve bu yüzden ayrı bir hukuki sonuç doğmakta; iki ayrı eylem ve iki ayrı suç da gerçek yarışma (içtima) kurallarına göre birleşmektedirler. Bu nedenlerle çoğunluk görüşüne katılamıyorum.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy