(765 S. K. m. 266, 273, 482, 489)
Dava: Görevliye sövme suçundan sanık Havva hakkında TCY.nın 266/1, 72, 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca 1.820.000 lira ağır para cezasıyla hükümlülüğüne ilişkin Trabzon Asliye 1.Ceza Mahkemesinden verilen 1998/1055 Esas, 1999/212 Karar sayılı ve 11.5.1999 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi sanık Havva müdafii tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan; Yargıtay C. Başsavcılığının 26.5.2000 tarihli onama isteyen tebliğnamesiyle 9.6.2000 tarihinde daireye gönderilen dava dosyası başvurunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Karar: Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Mağdur anlatımında, sanığın kendisinin yüzüne karşı ne gıcık adamsın dedikten sonra yan odaya geçip yokluğunda da (serseri adam) dediğini söylemiş, sanık savunmasında, mağdura yüzüne karşı (bana gıcıklık mı yapıyorsun) dediğini bildirmiş, tanıklardan yüze karşı sövme konusundaki anlatımları sorulmamış, ancak sanığın mağdura yokluğunda sövdüğünü ifade etmişlerdir. Yerel Mahkeme yoklukta söylenen (serseri) sözünü, yüze karşı söylenmiş kabul ederek TCY.nın 266/1.maddesini uygulamıştır. Bu durum karşısında;
a- Tanıklardan yüze karşı sövme olup olmadığının sorularak araştırılması, (gıcık adam) dediği doğrulandığı takdirde T CY.nın 266/1. maddesinin uygulanması,
b- Yüze karşı sövmenin kanıtlanmadığı kabul edildiği takdirde ise ve yoklukta sövmenin iletişim öğesinin oluşması koşuluyla eylemin TCY.nın 482/1, 273. maddesine uyacağı ve mağdurun yakınmasını geri alması nedeniyle davanın aynı Yasanın 489. maddesi uyarınca düşürülmesi, Gerekirken, eksik soruşturma ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2- Sanığın cezası paraya çevrilirken kişiliği olumlu bulunmasına karşın erteleme de aynı hususun olumsuz bulunup çelişkili karar verilerek gerekçesizliğe yol açılması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık Havva müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.06.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy