(1412 S. K. m. 76, 150, 257)
Dava: Görevi savsama suçundan sanık M. K. ve arkadaşlarının yapılan yargılamaları sonunda sanık M. H.'ın hükümlülüğüne, cezasının ertelenmesine, ölen sanık M. E. hakkında açılan davanın TCY.nın 96. maddesi gereğince ortadan kaldırılmasın, diğer tüm sanıkların beraatlerine ilişkin ANKARA Asliye 16. Ceza Mahkemesinden verilen 1998/551 Esas, 1999/153 Karar sayılı ve 2.3.1999 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi katılan İdare vekili ile sanık M. H. müdafii tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan; Yargıtay C. Başsavcılığının 15.6.2000 tarihli onama isteyen tebliğnamesiyle 22.6.2000 tarihinde daireye gönderilen dava dosyası başvurunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü.
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, begeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hazırlık soruşturması sırasında üçlü bilirkişi kurulundan alınan 13.7.1995 ve 29.9.1995 tarihli rapor içerikleri yöntemince tartışılıp reddedilmeden, ataşmana işlenip ödemesi yapılan imalatlar ile fiziken gerçekleştirilenler arasında fark ya da eksiklik olup olmadığı araştırılıp saptanmadan ve sanıkların hukuki (sorumluluk) durumları dava açılan eylem de gözönünde tutularak görev ve yetkilerine göre ayrı ayrı değerlendirilmeden, yerinde (parkta) hiçbir teknik inceleme, ölçümleme ve karşılaştırma yapılmadan düzenlenen varsayıma dayalı yetersiz bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak hüküm kurulması,
2- Kabule göre, yüklenici firmaya fazla ödeme yapılmasına yol açıp açmadığı saptanmadan, dava açılan eylem dışına çıkılarak anılan firmanın 5.8.1993 ve 6.8.1993 tarihli uyarı yazılarına yanıt vermeme ve durumu üstlerine bildirmeme eylemini gerçekleştiren sanık M. H.'ın görevini savsadığı kabul edilip hükümlülüğüne karar verilmek suretiyle C. Yargılama Yasasının 150. ve 257/1 maddeleri hükümlerine uyulmaması,
Yasaya aykırı ve katılan idare vekili ile sanık M. H.'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 2.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy