(765 S. K. m. 305)
Dava: Görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan sanık Şerafettin Paköz'ün yapılan yargılaması sonunda beraatine ilişkin Ankara Asliye 20. Ceza Mahkemesi'nden verilen 1998/1607 Esas, 1999/599 Karar sayılı ve 25.5.1999 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi O yer C. Savcısı tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan; Yargıtay C. Başsavcılığının 14.9.2000 tarihli onama isteyen tebliğnamesiyle 2.10.2000 tarihinde daireye gönderilen dava dosyası, başvurunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü.
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; cezaevi müdürü olan sanığın, hükümlünün yasa ve tüzüğe aykırı biçimde cezaevinden geçici olarak ayrılmasına izin vermesi eyleminin, TCY.nın 305/1. madde ve fıkrasına uygun suçu oluşturmasına karşın, genel kasıtla işlenen suçta özel kasta ağırlık veren düşünceyle beraat kararı verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve o yer C. Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
KARŞI OY YAZISI
TCY. nın 305/1. maddesi tutuklu ve hükümlünün muhafazasına ve nakline memur olan görevlileri kapsamakta olup, gerek 1721 sayılı hapishane ve tevkifhanelerin durumu hakkındaki Yasa ve gerekse ceza infaz kurumları ile tevkif evlerinin yönetimine ve cezaların infazına dair tüzük hükümlerine göre cezaevi müdürünün doğrudan muhafaza yükümlülüğü bulunmadığı gibi, izin verme yetkisinin de C. Savcısına ait bulunması karşısında sanığın eyleminin genel nitelikte görevde yetkiyi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun düşüncesine katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy