(765 S. K. m. 266, 269) (647 S. K. m. 4, 6)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Oluşa göre, kendisinden şüphelenen yakınanlara kimlik göstermeyerek, elindeki demir ile kapı kıracağını söyleyen sanığın, karakola götürüldüğünde sövüp tehdit etmekten ibaret eyleminin, TCY.nın 266/1, 269. maddelerine uyup uymayacağının tartışılmaması,
2- Sanığın, "şahsi hali suçun işleniş biçimi.." olumlu değerlendirilerek hakkında alt sınırdan ceza belirlenip 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uygulanırken, ".... uç işleme eğilimi hususuna göre..." biçimindeki anılan bulgularla çelişen ve yetersiz kalan gerekçeyle 647 sayılı Yasanın 6. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve Üst C.Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy