(765 S. K. m. 191/3, 266/1, 269, 273, 482/1)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık Ramazan A. hakkında kurulan hükümde;
a- Sanığın mağdura hangi sözlerle sövdüğü ve sövdüğüne ilişkin kanıtlar gösterilip açıklanmadan hüküm kurulması,
b- Kabule göre, sanığın doktor olan mağdura hepinizi sürdüreceğiz demekten ibaret eyleminin yakınmaya ve ön ödemeye bağlı T.C.Yasasının 191/son, 273. maddelerine uyan suçu oluşturacağının gözetilmemesi,
2- Öbür sanıkla ilgili kurulan hükme gelince;
a- Sanığın olay yerinde bulunduğunu bilmediği mağdura yokluğunda sövme ve tehdit eylemlerinin iletişim (ihtilaf) öğesinin bulunması halinde yakınmaya ve ön ödemeye bağlı T.C.Yasasının 482/1, 273, 191/son, 273. maddelerine uyan suçları oluşturduğunun düşünülmemesi,
b- Kabule göre;
aa- Sanığın mağdura sövme ve tehdit eylemlerinin T.C.Yasasının 266/1, 269. maddelerine uyduğunun gözetilmemesi,
bb- 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uygulanarak özgürlüğü bağlayıcı cezanın 2.000.000 lira yerine 1.000.000 liradan paraya çevrilmesi suretiyle eksik ceza belirlenmesi,
Yasaya aykırı ve O yer C.Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 31.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy