(765 S. K. m. 240, 272) (2802 S. K. m. 88)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Katılanlar ile olayı doğrulayan tanıklar Koray A, Mehmet U. ve Özkan G. arasında ast-üst ilişkisi bulunduğu, olayın tarafı oldukları, yargılama aşamasında katılan Müjdat Onur ile tanıklar Koray A. ve Mehmet U.'in sanık hakkında 22.2.2001 havale tarihli üst yazı ekindeki yakınma dilekçelerini verdikleri gözetilmeden ve olay tutanağının da olaydan sonra, sanığın katılanlar hakkında yakınmada bulunup, araya girenlere karşın yakınmasını geri almayınca 31.12.2000 günü saat 2.00 de düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, yükletilen suçun işlendiğine ilişkin şüpheden uzak kesin ve inandırıcı kanıtlar gösterilmeden hükümlülük kararı verilmesi,
2- Katılan Ahmet A. hakkındaki soruşturma, katılan Müjdat O. hakkındaki TCY. nın 240. maddesiyle cezalandırılması istemiyle açılan davanın sonucu araştırılıp sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik soruşturma ile hüküm kurulması,
3- Kabule göre; katılanların sanığın Yargıç olduğunu öğrendikten sonra 2802 sayılı Yasanın 88. maddesine karşın, salt kimlik göstermediği gerekçesiyle zorla karakola götürüp burada alıkoymalarının TCY. nın 272.maddesi uyarınca cezanın ıskatını gerektireceğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık Ali O'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün bozulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy