(765 S. K. m. 59, 228) (1412 S. K. m. 135)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Bilirkişi olan sanığın, 4 sahifelik tercüme evrakını 79 sahife olarak tercüme ederek ücret alması, bu işlemi yaptıran yargıcın takdir yetkisine dayanak verdiği sarf kararı ile olduğundan ve fazla ücret alınmasında bilirkişinin herhangi bir yetki ve sorumluluğu bulunmadığından, sanığın beraatı yerine, yazılı şekilde hükümlülüğüne karar verilmesi,
2- Kabule göre; CYY. nın 135. maddesine göre susma hakkı bulunan sanığın savunmasının, yadsımaya (inkara) yönelik bulunduğu biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile TCY. nın 59. maddesinin uygulanmayacağına karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık Mustafa U.'nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2001 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
1- CYY. nın 135. maddesine göre susma hakkı bulunan sanığın savunmasının inkara yönelik olduğu şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile T.C.Yasasının 59. maddesinin uygulanmaması,
2- Takdir edilen bilirkişilik ücretinin sanığa ödenip ödenmediği araştırılarak, ödenmediğinin tespiti halinde T.Ceza Yasasının 240. maddesinin 2. cümlesinin uygulanması gerekip gerekmeyeceğinin tartışılmaması,
Yasaya aykırı olduğundan, hükmün bu sebeplerle bozulması gerektiği görüşü ile sayın çoğunluğun bozma gerekçelerine kısmen katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy