(765 S. K. m. 272) (647 S. K. m. 6)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Sonuç: Ancak;
1- Sanığın katılan hakimin çıkın dışarı demesine karşın, makam odasından çıkmamak ve çıkmıyorum ne yapabilirsin diye bağırdığına ilişkin olayın asıl görgü tanığı Dursun ve sonradan tutanak düzenleyenlerin bu hususu doğrular anlatımda bulunmamaları karşısında; katılan hakim dinlenip, gerekiyorsa tanık Cem ile yüzleştirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre de; aleyhine tespit istenilen kooperatifin ikinci başkanı olan sanığa, katılan hakimin sert bir ses tonuyla tespit dosyasında taraf değilsiniz odadan çıkın demesinin; T.C.Y.nın 272.maddesinin uygulanmasını gerektirip gerektirmediğinin tartışılmaması;
3- 647 sayılı Yasanın 6. maddesinde öngörüldüğü üzere sanığın geçmiş hali ve suç işleme konusundaki eğilimi değerlendirilmeden suç işlenmesindeki şekil suret ve özellikler, olayın oluş şekli biçiminde yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle erteleme isteğinin reddolunması,
Yasaya aykırı ve Üst C.Savcısı, katılan Hüseyin ve sanık Mustafa müdafiinin temyiz nedenleri ile kısmen tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2001 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Sanığın tespit istemi ile ilgili olarak katılan yargıcın yanına tanık Dursun ile giderek belge sunmak istemesi üzerine katılan yargıcın kendisine sen taraf değilsin diye sert bir şekilde odadan dışarıya çıkmasını istemesi üzerine, sanığın katılana Bende Devlet Memuruyum, sinirlenecek bir şey yok demesi karşısında, sanığın yakınana yüksek ses tonu ile konuşmaması ve nezaket sınırlarını aşmaması nedeniyle sanığın yakınana karşı sövme suçunun koşulları oluşmadığından beraatine karar verilmesi gerektiği kanaati ile çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy