(765 S. K. m. 456/61)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1) a- Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: sanığa yükletilen tehdit ve saldırgan sarhoşluk eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu;
b- Hukuksal tanı: eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu,
c- Yaptırım: Cezaların yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık Ercan'ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, (TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA),
2- Yaralamaya kalkışma suçuna ilişkin hükme yönelik temyize gelince; Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; sanığın, mağdur Mustafa'yı yaralama düşüncesiyle evden bıçak alıp geriye döndüğünde mağduru bulamaması karşısında, eyleminin hazırlık hareketleri kapsamında kaldığından yaralamaya kalkışma suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden, beraatı yerine, hükümlülüğüne karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık Ercan'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden (HÜKMÜN BOZULMASINA), yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23.1.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
YKD. Ocak 2003
Full & Egal Universal Law Academy