(765 S. K. m. 266/1, 258/1-3)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, düğün salonundan çıktığı sırada sövmesi üzerine neden sövdüğünü soran mağdur polis memuru M. Y.'a sen ne karışıyorsun lan diyerek sövmekten ibaret eyleminin TCY. nın 266/1, daha sonra bu nedenle ekip otosuna bindirmek isteyen görevli polislere sövüp tehdit etme ve yaralama eylemlerinin aynı yasanın 258/1-3. maddelerinde tanımlanan suçu oluşturacağı gözetilmeden ayrı ayrı hükümler kurulması,
2- Özgürlüğü bağlayıcı cezalardan hangisinin ertelendiğinin karar yerinde açıkça gösterilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve Üst C.Savcılarının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2002 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞIOY
Yüce Ceza Genel Kurulunun 21.9.1992 tarih ve 205/228 ve Yüksek 4.C.Dairesinin 13.10.1992 tarih ve 5784/7004 sayılı kararlarına yazılan ayrıntılı karşı oydaki gerekçe doğrultusunda hüküm kurulması gerektiği görüşündeyim. Zira failin (sanığın) maddi ve ya da manevi zor (tehdit) kullanarak görevliye direndiği sırada sövmesi ya da harekette bulunmasıyla ayrı bir davranış ve bu yüzden ayrı bir hukuki sonuç doğmakta; iki ayrı eylem ve iki ayrı suç da gerçek yarışma (içtima) kurallarına göre birleşmektedirler. Bu nedenle sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy