(765 S. K. m. 20, 59, 240)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a- Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe; Sanık Şeyhmus Olgun'a yükletilen görevde yetkiyi kötüye kullanma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
b- Hukuksal Tanı: Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu, TCY.nın 240. maddesinde öngörülen temel ağır para cezasına hükmedilmemiş ise de karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı, anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak; sanığın temel cezasının alt sınırdan verildiği açıklanmasına karşın TCY.nın 20. maddesi gözetilmeden, memurluktan yoksunluk cezasının fazla belirlenip, anılan cezadan TCY.nın 59. maddesi uyarınca indirim yapılmaması,
Karar: Yasaya aykırı, sanık Şeyhmus Olgun müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktaları, tebliğnameye uygun olarak, memurluktan yoksunluk cezasının 2 ay 15 güne indirilmesi biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle C.Yargılama Yasasının 322. maddesi uyarınca DAVANIN ESASINA, 2- Taşıt Yasasına aykırılık suçuna ilişkin hükme yönelik temyizde; 22 Aralık 2000 gününde yürürlüğe giren 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair 4616 sayılı Yasanın birinci maddesinin dört, beş ve altıncı bentlerindeki yazılı hükümler gözetilmek suretiyle sanığın hukuksal durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, 3- Sanık Kemal Sancar'a yükletilen görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; a- Sanığın temel cezasının alt sınırdan verildiği açıklanmasına karşın, TCY.nın 20. maddesi gözetilmeden memurluktan yoksunluk cezasının fazla belirlenmesi, b- Memurluktan yoksun kılınma cezasına TCY.nın 59. maddesinin uygulanmaması, c- Sanığın savunması alınırken Danıştay kararı okunmadan ve ek savunma hakkı da verilmeden lüzumu muhakeme kararının okunması ile yetinilerek savunma hakkının kısıtlanması, d- Sanığın nüfus ve sabıka kaydı getirtilmemesi, e- TCY.nın 240. maddesinde öngörülen temel ağır para cezasına hükmedilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanık Kemal Sancar müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, yeniden hüküm kurulurken CYY.nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 25.04.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy