(765 S. K. m. 59, 72, 94, 240, 260) (7269 S. K. m. 6) (647 S. K. m. 4, 5, 6)
Dava: Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan Yargıtay C.Başsavcılığının 27.9.2001 gün ve 2001/16 (M.A) sayılı iddianamesiyle TCY.nın 240. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle Dairemizde kamu davası açılması üzerine yapılan açık yargılama sonunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
I- İDDİA:
Yargıtay C.Başsavcılığınca Düzce Valisi olan sanık hakkında özetle;
Olay tarihinde orman arazisi olduğunu bildiği, Düzce Merkez Kozakoğlu Köyü Tepe Değirmeni Mevkiinde 260 nolu parseldeki 4200 m'lik kısmına Orman Bakanlığından tahsis kararı almadan, Düzce Valiliği Kiralama Komisyonunca 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 6. maddesine göre geçici tedbir şeklinde el koydurup, geçici inşaat yaptırması gerekirken orman içinden 5 metre eninde 400 metre uzunluğunda yol açarak Valilik Konukevi adı altında kalıcı inşaata başlattığı;
20.6.2000 tarihinde anılan bu yerle ilgili tahsis izni isteyen sanığın, şifahen Orman Bakanlığından uygun olmadığına dair kararı öğrenmesi üzerine, aynı yer ili ilgili yapılacak inşaatın Sağlıkevi inşaatı olacağından bahisle tekrar izin talebinde bulunduğu, ancak olay yerinde incelemede bulunan orman görevlilerinin düzenledikleri rapor nedeniyle yine izin verilmemesi ve Düzce Orman İşletme Müdürlüğünce inşaatın durdurulması istenmesine karşılık sanığın inşaatı devam ettirerek, tahsisi olmayan yere Acil Destek Programı çerçevesinde valilik emrine Düzce ilinin kuruluş giderleri için gönderilen paradan 197.964.000.000.TL harcayarak kalıcı inşaatı yaptırdığı bu suretle görevini kötüye kullandığı ileri sürülerek, TCY.nın 240. maddesinin uygulanması isteğiyle kamu davası açılmıştır.
II- SAVUNMA:
Düzce ilinin deprem nedeniyle ağır hasar gördüğünü, afetten sonra süratle geçici barınma için çadır kentler ve prefabrik konutlar inşa edilerek vatandaşın acil ihtiyaçlarının karşılandığını, yine ayrıca depremden sonra Düzce ilçesinin il olduğunu deprem çalışmalarının yanında birde il kuruluş çalışmalarını başlattığını, bu iki durumdan dolayı Düzce'nin ziyaretçi akınına uğradığını, bu nedenle meraya vilayet konukevi yaptırttığını, yerin orman olmadığını, inşaatın da kalıcı değil geçici prefabrik vasıflı bulunduğunu, üzerine atılı suçu kabul etmediğini savunmuştur.
III- İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ DÜŞÜNCESİNDE (ÖZETLE):
Düzce valisi olan sanığın, valilik konukevi yapılması amacıyla ormanlık alanın özel idare adına tahsisinin yapılması için Orman Genel müdürlüğüne başvuruda bulunduğu, ancak olumlu yanıt alamaması üzerine, Satın alma, Kiralama ve Elkoyma Komisyonu Başkanlığının prefabrik devlet misafirhanesi ve prefabrik sağlık evi yapılması maksadıyla 7269 Sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca söz konusu alan için verilen el konulma kararının sanık vali tarafından onaylandığı, ihaleye çıkarılarak alan içine İnşaatın yaptırıldığı, giderlerinin il kuruluşu için gönderilen paralardan karşılandığı, 197.964.000.000 TL harcandığı, binanın kalıcı nitelikte 2 katlı konuk evi olarak yapıldığı, bina yerinin orman alanı olduğunun bilirkişi raporuyla anlaşıldığı ve böylece görevini kötüye kullandığından, TCY.nın 240. maddesi uyarınca cezalandırılması mütalaa edilmiştir.
IV- OLAYLA İLGİLİ KANITLAR:
1- İl Özel İdare Müdürlüğünün 26.5.2000 tarihli, Tepe Değirmeni mevkiinde 4200 m2'lik orman alanının valilik konukevi yapımına tahsisi için Orman Genel Müdürlüğüne yazdığı yazı.
2- Satın alma, Kiralama ve Elkoyma Komisyonu Başkanlığının, Kozukolu Köyü mevkiinde bulunan 260 nolu parsel üzerinde 4200 m2'lik mera vasıflı alana, prefabrik devlet misafirhanesi ve prefabrik sağlık evi yapılması amacıyla 7269 Sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca verdiği el koyma kararı.
3- Orman Bakanlığının orman alanına konukevi yapılmasına müsaade edilemeyeceğine ilişkin yazısı.
4- Orman Müdürlüğünün orman alanına izinsiz inşaat yapanların adlarının bildirilmesini isteyen yazısı.
5- Düzce Valiliğinin orman İşletme Müdürlüğüne yazdığı 30.1.2001 tarihli yere 7269 Sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca el konulduğunu bildiren yazısı.
6- Binanın tamamlandığına ilişkin mülkiye müfettişlerince yapılan tespit tutanağı.
7- Bina yerinin kadastro haritasında orman sınırları içinde kaldığına ilişkin Orman yüksek mühendisince verilen 21.5.2002 tarihli raporu.
8- İnşaat bilirkişileri tarafından binanın kalıcı olması düşünülerek yapıldığına ilişkin 16.5.2002 tarihli raporu.
V- TOPLANAN KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Düzce Valisi olan sanığın, Tepe Değirmeni mevkiinde bulunan orman arazisi içerisindeki 4200 m2.lik bölümüne, valilik konukevi yapmak üzere inşaatı başlattığı, ancak Orman Bakanlığınca inşaatın durdurulmasının istenilmesi karşısında, orman arazisine geçici işgale olanak veren 7269 sayılı Afet Yasasının ö. maddesi uyarınca, Valilik Satınalma, Kiralama ve El Koyma Komisyonun geçici el koyma kararına dayanarak, kalıcı konukevini, Düzce ilinin kuruluşu için Acil Destek Programından gönderilen 197.964.000.000 lirayı harcayarak, yüklenici aracılığıyla yapıp bitirttiği, yukarıda belirtilen kanıtlarla anlaşılmıştır.
Her ne kadar sanık yerin mera vasıflı olduğunu ve binanın geçici nitelikte bulunduğunu savunmakta ise de, talimat yoluyla yaptırılan keşif sonucunda, uzman bilirkişilerce verilen raporlarda, yerin orman içinde kaldığı ve binanın da geçici değil kalıcı olduğunun bildirilmesi karşısında, bu savunmaya itibar edilmemiş ve sanığın, geçici önlem olarak 7269 Sayılı Yasanın kendisine verdiği yetkiyi aşarak yukarıda belirtilen miktarda bir parayı da harcayarak, orman içinden 4 metre genişliğinde ve 400 metre uzunluğunda ya da açarak 4200 m2.lik alana kalıcı nitelikte bina yaptırması eylemi, görevde yetkiyi kötüye kullanma olarak değerlendirilmiş ve sanığın her hangi bir yarar sağlamadığı gözetilerek, TCY.nın 240. maddesinin 2. fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
VI- HÜKÜM:
Sanığın görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan eylemine uyan TCY.nın 240/2. maddesi uyarınca sanığın şahsi hali gözetilerek takdiren 6 ay hapis, 91.260.000 TL. Ağır para cezası ve 3 ay memurluktan yoksun bırakılma cezalarıyla cezalandırılmasına,
Sanığın duruşmadaki saygın davranışı nedeniyle TCY.nın 59. maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 5 ay hapis, 76.050.000 TL. Ağır para cezası ile 2 ay 15 gün memurluktan yoksun bırakılma cezalarıyla cezalandırılmasına,
Suçun işleniş biçimi ve sanığın kişiliği gözetilerek 647 Sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca özgülüğü bağlayıcı cezasının bir günü takdiren 3.042.000 TL.dan 456.300.000 TL ağır para cezasına çevrilmesine,
TCY.nın 72. maddesi uyarınca aynı neviden para cezaları toplanarak 532.350.000 TL. Ağır para ve 2 ay 15 gün memurluktan yoksun bırakılma cezası olarak belirlenmesine,
Ceza miktarına ve sanığın ekonomik durumuna göre 647 Sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca cezanın birer ay ara ile beş eşit taksitte alınmasına, taksitlerden birinin ödenmemesi halinde tamamının alınmasına,
Sanığın geçmişteki durumu ve suç işleme eğilimi gözetilerek 647 Sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca cezasının ERTELENMESİNE, TCY.nın 94. maddesi gereğince uyarı yapılmasına (yapıldı),
Aşağıda dökümü yapılan (374.750.000) TL yargılama giderinin sanıktan alınmasına ilişkin 14.11.2002 tarihinde isteği uygun olarak oybirliğiyle verilen karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı A. A. K.'nun önünde, sanığın yüzüne karşı Yasa yolları açık olmak üzere açıkça okunup anlatıldı. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy