(743 S. K. m. 24, 24/a) (818 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasındaki kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 16.1.2001 gün ve 2000/8530-2001/192 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK'nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, çevirisini yaptığı bir kitap nedeniyle, davalıların kendisine ve diğer meslek gruplarına gönderilen yazılardan dolayı, kişilik haklarının saldırıya uğradığını iddia etmiştir.
Mahkemece istem reddedilmiş, kararın davacı tarafından temyizi üzerine dairece, saldırının var olduğu gerekçesi ile karar bozulmuştur. Davalıların karar düzeltme istemleri üzerine dosya yeniden incelenmiştir:
Karar: Taraflar üniversite öğretim üyesi düzeyinde kişilerdir. Aynı bilim dalının öğretim üyesi konumundadırlar. Orijinali İngilizce olarak yazılan ve "Harper'in Biyokimyası" adını taşıyan kitabın ilk ve 14. baskısı 1976 yılında E.Ü.T.F. öğretim üyesi Prof. Dr. N.K.M., ikinci ve 19. baskısı da yine aynı öğretim üyesinin işe başlayıp, ölümü sonucu G.M., B. E., S. A. M. ve T. Ö. tarafından 1986 yılında yaptırılmıştır. Daha sonra ve 1993 yılında 22. baskısı da davalılar G. M. ve B. E tarafından Türkçe'ye çevrilmiştir. Bu son çevirinin önsözünde, kitabın ilk Türkçeye çevirisini yapan kişinin katkıları açıklanmış ve kitabın basımında yardımı ve katkısı olanlara da teşekkür edilmiştir.
Bundan sonra aynı kitapevi ile davacı arasındaki anlaşma gereğince kitabın, 1998 yılında 24. baskısının çevirisi davacı tarafından yapılmıştır. Önsözünde, kitabın 1970'li yıllarda ilk defa Hacettepe Üniversitesi öğretim üyelerince, daha sonra Ege Üniversitesi Biyokimya Kürsüsü, daha sonra da ABD öğretim üyeleri tarafından çevirilerinin yapıldığı belirtilmiştir.
İşte bunun üzerine davalılar, davacıya ve kendileri ile aynı dalda öğretim üye ve bilim çevrelerine yazılı olarak bilgilendirme yoluna gitmişlerdir. Bu yazılarda, yukarıda aktarılan bilgiler verildikten sonra, davacının davranışı eleştirilip, bu kitabın kendileri tarafından bugüne kadar birkaç çevirisinin yapıldığı, bilim dünyasına kendilerinin katkısı ile sunulduğu, bu olgunun davacı tarafından bilinmesine karşın, önsözünde yanlış bilgi vermesi yanında, isminden söz edilmemesinin bilimsel etiğe aykırı olduğu belirtilmiştir.
Sorun, davacının önsözünde verdiği bilgilerin eksi ve yanlış olup-olmadığı ve ayrıca davalıların açıklamasında belirttiği gibi, davacının yaptığı çeviride davalıların katkı ve çalışmalarını belirtmemesinin gerek bilim ahlakı ve gerekse katkının anılmamasının yanlış ve eksik olup olmadığıdır.
Bilim adamı, çalıştığı ve sürdürdüğü alanla ilgili olarak yaptıklarını açıklarken, kendisinden önce bu alanda çalışma yapanların ve onların aldığı sonuçları, bunların yansımalarını ve bilime olan katkılarını belirtmekle yükümlüdür. Bir bilim adamı, yeni bir buluş veya bir düşünceyi ortaya atarken, kendisinden önce o alanda yapılan ancak yazılmış veya özellikle yarım kalmış olan çalışmalardan söz etmelidir. Aksi halde, sanki kendisi ilkmiş gibi bir görünüm içine girmiş olabilir. Eğer yapılan iş, başkası tarafından yapılıp tamamlanmışsa, kendisinin yaptığı da bunun bir tekrarı ise, bunu da belirtmesi bilim ahlakının bir gereği olsa gerek. Nitekim dosya içinde bulunan kitabın davalılar tarafından 1993 yılında yapılan baskının önsözünde bu husus açık biçimde belirtilmiştir. Bu açıklama, o bilim adamını yücelten ve dayanışmayı sağlayan, çalışmayı üretmeyi teşvik eden bir davranıştır.
Davacı tarafından 1998 yılında yapılan baskının önsözünde ise, kitabın ilk defa Hacettepe Üniversitesinin değerli öğreti üyeleri tarafından çevirisinin yapıldığı belirtilerek yanlış bilgi verilmiştir. Böyle bir bilgiden dolayı, kitabı ilk çeviren kişinin üzüntü duymaması beklenemez. Davacıda, daha sonra kitabın Ege Üniversitesi Biyokimya Kürsüsü ve daha sonra ABD öğretim üyeleri tarafından çevirisinin yapıldığını açıklıyor. Burada üzerinde durulması gereken bir nota da davacı, Hacettepe Üniversitesinin değerli öğretim üyeleri, ABD'nin öğretim üyeleri derken, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya kürsüsü demek ve öğretim üyeleri veya değerli öğretim üyeleri deyimini kullanmamak suretiyle, sanki üniversite adına ismi bilinmeyen kişilerce basılmış gibi bir yöntemi izlemiştir. Bunu bilerek veya bilmeyerek yapmamış olabilir. Ancak bu inceliğin okuyucunun ve özellikle bu işte katkısı olan kimselerin dikkatlerinden kaçmaması olağandır.
Öte yandan, dosyaya sunulan örneklerden de anlaşılacağı üzere, daha önce davalılarca yapılan çeviride yanlış ve eksiklikler, davacının yaptığı çeviriye de aynen alınmıştır. Bu da davacının davalılara ait eserden yararlandığının, en azından onu izlediğinin ve bildiğinin açık bir kanıtıdır.
Davalılar davaya konu edilen yazıda ve çeviri için, kendilerini bilgilendirmemiş olmasının uygun olmadığını belirtiyorsa da, asıl dava bundan değil, davacı davranışının bilim etiğine uygun olmadığı sözlerinden kaynaklanmaktadır.
Açıklanan tüm bu yönler gözetilerek mahkeme kararının doğru olduğu onanması gerektiği ne var ki karar bozulmuş olduğundan, davalıların karar kaldırılmalı, karar gösterilen nedenlerle onanmalıdır.
Sonuç: Davalıların karar düzeltme isteğinin kabulüne, bozma ilamının kaldırılmasına ve kararın yukarıda yazılı olan nedenlerle onanmasına ve aşağıda yazılı onama harcının önce temyiz eden davacıya yükletilmesine, karar düzeltme isteyen davalılardan peşin alınan ret kadar harcının istek halinde geri verilmesine 28.6.2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy