(765 S. K. m. 456, 457, 478)
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Katılan hazırlıktaki anlatımında eşinin kendisini sürekli dövdüğünü belirtilmesine karşın mahkemedeki anlatımında sadece 19.7.1999 tarihli dövme olayından bahsedip, tanık Zehra ... da anılan olaya ilişkin görgüsünü anlatması karşısında katılanın kendi içinde ve tanığa göre anlatımları arasındaki çelişkinin giderilmesi, giderilemediği takdirde hangisinin hangi nedenle üstün tutulduğunun açıklanıp sonucuna göre; eylemde süreklilik bulunduğu sonucuna varılırsa T.C.Yasasının 478/3, yalnız suç tarihindeki olayın kanıtlandığı kabul edildiği takdirde ise TCY.nın 456/4, 457/1. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar vermek gerekirken eksik soruşturmaya dayanarak, eylemlerin süreklilik gösterdiği hususundaki kanıtlar da gösterilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Kabule göre; katılan ile sanığın evli olduklarına dair nüfus aile kayıt tablosundan merciinden istenip dosya içine konulmaması, Yasaya aykırı ve sanık Mustafa ... temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, yeniden hüküm kurulurken CYY.nın 326/son. madde ve fıkrasının gözetilmesine 03.07.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy