(765 S. K. m. 266, 267, 269)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1- a- Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe; sanıklara yükletilen görevlilere direnme ve etkin direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerinin sanıklar tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
b- Hukuksal Tanı: Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu,
c- Yaptırım: Cezaların yasal bağlamda uygulandığı, anlaşıldığından sanıklar Ö. ve M.'in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, (TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA),
2- Sanık M.'in görevlilere sövme eylemine ilişkin hükme gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
a- Sövme suçlarının mağdur sayısınca oluşacağının gözetilmemesi,
b- Sövmenin görevden dolayı olduğu düşünülmeden, TCY.nın 267. maddesinin uygulanması,
c- Sövme eyleminin tehditle birlikte işlenmesine karşın, TCY.nın 269. maddesinin uygulanmaması,
d- TCY. nın 266/1. maddesiyle öngörülen temel para cezasının fazla belirlenmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık M.'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, CYY.nın 326/son madde fıkrasının gözetilmesine, 24.9.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy