(765 S. K. m. 266, 271, 456, 482)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın katılan Avukat'a karşı bu senin yaptığın şerefsizliktir diyerek, iş güçten kalmayacak biçimde yaralamaktan ibaret eyleminin TCY. nın 266/3, 456/4, 271/1- 3.maddelerine uyduğu gözetilmeden sövme suçundan beraat kararı verilmesi,
2- Sanığın yakınan T.'e karşı sövme ve yaralama eylemleri nedeniyle, olay yerinde bulunduğu anlaşılan İ. yöntemine göre çağırılıp tanık olarak dinlenerek bütün kanıtların birlikte değerlendirilmesi, aralarında çelişki bulunduğu takdirde hangisinin neden üstün tutulduğu açıklanıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçe ile karar verilmesi,
Kabule göre; TCY. nın 482/3.maddesi uyarınca temel ağır para cezasının eksik belirlenmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve O yer Savcısı, katılan S. ve sanık E.'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 6.5.2002 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
Karşı Oy
Sanığın basit yaralama eyleminin 269.maddesindeki şiddet öğesini oluşturacağı o nedenle de anılan madde uyarınca cezalandırılması gerektiği görüşüyle 1 nolu bozma yönünden sayın çoğunluğun düşüncesine katılmıyorum.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy