(765 S. K. m. 449, 450)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın ırza geçme sonucu hamile kaldığını doğum yapmadan bir buçuk ay önce, ailesine bildirdiğinin ve Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunun anlaşılması karşısında; sanığın yeni doğan çocuğunu kendi onurunu kurtarma güdüsü ya da toplumun baskısı nedeniyle öldürüp öldürmediğini saptayarak, kanıtları değerlendirmenin ve suçu nitelendirmenin Ağır ceza Mahkemesinin görevine girdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması,
2- Kabule göre; sanığın tek başına evde bulunduğu sırada kendi kendine doğumu gerçekleştirdiğini ve çocuğun ölü olarak doğması üzerine, gömdüğüne ilişkin savunması, otopsi tutanağında ceset üzerinde darp ve cebir izi bulunmadığının belirtilmesi ve Adli Tıp Kurumu, 1. İhtisas Kurumu'nun raporunda bebeğin canlı doğup doğmadığı ve kesin ölüm nedeninin belirlenemediğinin belirtilmesi karşısında; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin kanıtlar gösterilmeden, yetersiz gerekçe ile hükümlülük kararı verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık Melek Döndü müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23.12.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy