(765 S. K. m. 286)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: 1- Sanıklar Hıdır Keleş ve Leylan Keleş hakkında kurulan hükümlere yönelik temyizde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik O yer C.Savcısının temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Öbür hükümlere yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Sanıklar Necla Keleş ve Süsenber Uğuzlu haklarında diğer sanıkların yakınma konusunun suç oluşturmaması karşısında yasal unsurları oluşmayan yalan tanıklık suçundan beraatlerine karar verilmesi gerekirken, ceza tertibine yer olmadığı biçiminde hüküm kurulması,
b) Kabule göre; sanıklara ait nüfus aile kayıt tabloları getirtilip, akrabalık durumları gösterilmeden eksik soruşturma ile hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve O yer C.Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy