(765 S. K. m. 456, 571) (647 S. K. m. 4)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Gıyabi hükmün tebliğine ilişkin belgede sanığın Erzincan iline gitmiş olup adresi bilinmediğinin belirtilmesi ve 18.7.2000 tarihli oturumda Erzincan'daki ikametgah adresini bildirmesi karşısında, öncelikle bu adrese tebligat yapılması gerekirken 7201 sayılı Yasanın 35. maddesinin uygulanmasını gerektirecek şekilde çalıştığı köye tebligat çıkarılması Yasaya aykırı ve bu nedenle sanığın temyizinin süresinde olduğu anlaşılmakla Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz yerinde görüldüğünden RET KARARININ KALDIRILMASI suretiyle işin esasına geçildi.
Karar: Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe; sanığa yükletilen yaralama ve saldırgan sarhoşluk eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Hukuksal Tanı: Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Saldırgan sarhoşluk suçundan verilen özgürlüğü bağlayıcı ceza 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca para cezasına çevrilirken, yanılgı sonucu 91.260.000 Lira yerine 76.050.000 lira hafif para cezasına hükmedilmişse de karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Gerekçeli kararda sanığın Divriği İlçesi Olukman Köyünde de nüfusa kayıtlı olduğu yazılmış ise de bu yanlışlığın yerinde düzeltilebilecek yazım yanılgısı olduğundan bozmayı gerektirmediği,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak, 1994/744-1995/756 ve 1999/7-39 sayılı ilamlardaki suçların nitelikleri ve işleniş tarihlerine göre 4616 sayılı Yasa kapsamında olup aynen çektirilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık Okan Yaprak'ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, 1994/744-1995/756 ve 1999/7-39 sayılı ilamlardaki cezaların aynen çektirilmesine ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkartılması biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri eleştiri dışında Yasaya uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle CYY. nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 08.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy