(765 S. K. m. 254, 266, 269) (1412 S. K. m. 264, 326)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın savunmasını içeren 29.06.2000 tarihli duruşma tutanağının yazman tarafından hüküm oturumunu belgeleyen tutanağın, ilk sayfasının ise yargıçça imzalanmaması suretiyle CM . Yasasının 264. maddesine uyulmaması;
2- Kabule göre; sanığın yakınan avukatı icra takibinden vazgeçmeye zorlamak amacıyla yaptığı tehdidini özel hüküm niteliğindeki TCY. nın 254. maddesine uyduğu ve görevliye sövme suçunun içinde erimeyeceği gözetilmeden, aynı Yasanın 266/3, 269. maddeleriyle hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık Kudretin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden (HÜKÜM BOZULMASINA), yeniden hüküm kurulurken CYY. nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas / hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy