(4250 S. K. m. 19, 31) (560 S. KHK m. 21/4)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanık müdafiinin, 2.5.2000 günlü dilekçesindeki "TCY'nın 59. ve 647. sayılı yasanın lehe olan hükümlerinin uygulanması yolundaki isteğiyle ilgili olarak TCY.nın 59 ve bu isteğin kapsamı içinde bulunan 647 sayılı Yasanın 5. maddeleri ile ilgili bir karar verilmemesi,
2. Yasa Gücünde Kararname ile bir ceza hükmünün kaldırılmasına olanak bulunmamakla ve izinsiz içki satmayı yasaklayan 4250 sayılı Yasanın 19. maddesi de yürürlükte olmakla birlikte 28.6.1995 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 560 sayılı Yasa gücündeki Kararnamenin 21.maddesinin 4. fıkrasından 4250 sayılı Yasanın 19. maddesinin yaptırımını içeren 31. maddesinin yürürlükten kaldırıldığının belirtilmiş olmasının sanığın üzerinde yarattığı aşılamaz yanılgı sonucu suç kanıtını ortadan kaldıracağı gözetilmeden hükümlülük kararı verilmesi.
Yasaya aykırı ve sanık İ.T. müdafii ve katılan Tekel İdaresi vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy