(647 S. K. m. 6) (765 S. K. m. 35, 228) (5237 S. K. m. 53, 257)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanık M.B.'ın, adliyede hakim olarak görev yapan katılana aracını adliye otoparkına park ettiği sırada katılanı tanımadığı gerekçesiyle aracının park yerinden çıkartılmasında ısrar edip gerekirse kendisini bir saat kapıda bekleteceğini söylediği, sanığa katılanın hakim olduğunun tanık A. tarafından hatırlatılmasına rağmen sanığın "aslanım" biçiminde küçük düşürücü bir hitapla söz ve tutumlarına devam ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin, görevliye sövme suçunu oluşturacağı gözetilmeden, görev sırasında keyfi davranma suçundan hüküm kurulması,
2. 647 sayılı Yasanın 6. maddesinin uygulanmasına ilişkin değerlendirme yapılırken, sanıkların geçmişteki hali ve suç işleme hususundaki eğilimi gibi kişiliklerine yönelik nedenler üzerinde durulması yerine, suçun işleniş şekli ve mağdurun sıfatı üzerinde durularak yasal olmayan gerekçe ile ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi,
3. Kabule göre, sanık M.B. hakkında TCY.nın 228. maddesi ile hüküm kurulduğu halde, aynı Yasanın 35. maddesi uyarınca kamu hizmetlerinden yasaklılık cezasına hükmedilmesi, yasaya aykırıdır.
Sonuç: Sanık R.M., M.B. müdafilerinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 3.7.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy