(765 S. K. m. 30, 191, 466) (1412 S. K. m. 242, 250) (647 S. K. m. 5)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığa yokluğunda dinlenen tanık anlatımları okunup diyeceğinin sorulmaması suretiyle CYY.nın 242 ve 250. maddelerine uyulmaması,
2- Dinlenen tanık anlatımlarına göre sanığın tehdit sözü söylemeksizin yakınan ile elinde bıçak olduğu halde tartışması eyleminin TCY.nın 466/1. maddesine uyup uymadığı değerlendirilmeden aynı Yasanın 191/2. madde ve fıkrası ile hüküm kurulması,
3- Sanık müdafiinin son oturumdaki lehe hükümlerin uygulanması isteğinin 647 sayılı Yasanın 5. maddesini de içerdiği gözetilmeden bu konuda bir karar verilmemesi,
4- Para cezaları belirlenirken hükümden sonra yürürlüğe giren ve TCY.nın 30. maddesini değiştiren 5.2.2003 gün ve 4806 sayılı Yasanın 1. maddesi hükmünün gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık Hikmet Eroğlu müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy