(765 S. K. m. 30, 258) (4250 S. K. m. 31)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe; Sanığa yükletilen saldırgan sarhoşluk eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Hukuksal Tanı: Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak; 4806 sayılı Yasa ile değişik TCY.nın 30/2. maddesi hükmünün gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Ekrem Körekşi ve müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası, tebliğnameye aykırı olarak, sonuç cezanın 142.320.000 liraya indirilmesi biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle C. Yargılama Yasasının 322. maddesi uyarınca DAVANIN ESASINA,
2- Diğer hükümlere yönelik incelemede,
Ancak;
1- Sanığın etkin direnme eylemini kendisini hapis, tutuklama ya da gözaltına alınma gibi özgürlüğü bağlayıcı ya da sınırlayıcı bir işlemden kurtarmak amacıyla işleyip işlemediği araştırılıp, sonucuna göre TCY.nın 258/3. madde ve fıkrasının uygulanması gerekip gerekmediği tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2- 4250 sayılı Yasanın 31. maddesi 24.6.1999 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 560 sayılı Yasa Hükmündeki Kararname ile yürürlükten kaldırılmış olup, sanığın izinsiz olarak açıktan içki satma eylemi yaptırımsız kalmakla beraber, anılan yasa maddesinin Y.H.K. ile kaldırılamayacağı ve yürürlükte olduğu kabul edilse dahi suçun bahsi geçen Y.H.K.nun yayınlanmasından sonra işlenmiş olduğundan suç işleme kastının bulunmadığı gözetilmeden, sanığın hükümlülüğüne karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık Ekrem Körekşi ve müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy