(765 S. K. m. 30, 51, 258, 272)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.11.2002 tarih ve 2002/279-406 sayılı kararında değinildiği üzere, sanık Mustafa Dinç'in haciz işlemi için icra müdürü ile birlikte büfeye gelen katılan avukata, kasayı açması istendiğinde bıçak doğrultarak çık dışarı, sana bir şey yok ve daha sonra da seni işyerinde vuracağım diyerek haczin yapılmasına engel olma biçimindeki eyleminin TCY.nın 258/2-4. madde ve fıkralarındaki etkin direnme suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,
2- Sanık Erdal Dinç'in katılanın, kardeşi olan öbür sanığa yönelik keyfi davranışının etkisiyle yükletilen suçu işlediğinin kabul edilmesine ve öbür sanık hakkında TCY.nın 272. maddesinin uygulanmasına karşın, hakkında TCY.nın 51/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Temel para cezasının belirlenmesinde ve özgürlüğü bağlayıcı cezanın paraya çevrilmesinde, hükümden sonra yürürlüğe giren 4806 sayılı Yasanın 1. maddesiyle değişik TCY.nın 30/2. maddesi hükmü uyarınca işlem yapma zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve katılan Servet Zümbül'ün temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce kısman yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy