(765 S. K. m. 61, 308, 482, 485)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın kirada oturduğu dairenin sahibi olan katılana, elinde bıçak bacamı kapatmışsın, açacaksın yoksa seni öldürürüm demekten ibaret eyleminin TCY. nın 308/3, 61. maddeleri girdiği gözetilmeden, aynı Yasanın 308/2. maddesiyle hüküm kurulması,
2- Sanığın daire kapısı önünde katılana sövme eyleminin, TCY. nın 482. maddesinin 2. fıkrasına girdiği gözetilmeden, aynı maddenin 3. fıkrasıyla hüküm kurulması,
3- Sanığın bacasını tıkaması nedeniyle katılana sövme eyleminde özel kışkırtma hükmü olan TCY. nın 485/1. maddesinin uygulanacağının gözetilmemesi,
4- Ek savunma hakkı verildiği halde sabıka kaydına göre sırasıyla 25.6.1995 ve 16.1.1997 tarihlerinde çektirilen Bodrum Sulh Ceza Mahkemesinin 27.2.1992 tarih 1992/844-167 sayılı ilamıyla Malatya 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.11.1983 tarih, 1983/391-703 sayılı ilamlarının tekerrüre esas alınmaması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve katılan Abdullah Çelik vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy