(1136 S. K. m. 62) (765 S. K. m. 240)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede :
1- Güveni kötüye kullanma suçunda;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik O yer C.Savcısının temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Görevde yetkiyi kötüye kullanma suçuna ilişkin temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; tanık Halit'in icra müdürlüğüne babasının öldüğüne ilişkin verip bir ay sonra geri aldığı anılan müdürlükçe 21.10.1999 tarihinde havale edilen dilekçe ile aynı tanığın aşamalardaki anlatımları karşısında sanığın vekil edenin öldüğünü ve vekalet ilişkisinin sona erdiğini bilmesine karşın icra müdürlüğündeki parayı vekalet ilişkisine dayalı olarak öbür mirasçıların bilgisi dışında 9.12.1999 tarihinde alıp mirasçı olan tanık Halit'e vermesi biçimindeki eyleminin 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 62.maddesi göndermesiyle TCY.nın 240.maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden kanıtları yanlış değerlendiren gerekçeyle beraat hükmü kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve O yer C.Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy